DUYURULAR

Ankara'da gerçekleştirilen Kanun Tasarısı Çalıştayı çalışma metni aşağıdadır.

909 görüntülenme
20/03/2014
    Ankara'da gerçekleştirilen Kanun Tasarısı Çalıştayı çalışma metni aşağıdadır. TÜM BAROLAR HAYVAN HAKLARI KURULLARI VE KOMİSYONLARI Ormanve Su İşleriBakanlığı'ncaHazırlanan "HayvanlarıKorumaKanunundaDeğişiklikYapılmasınaDairKanunTasarısı"   DEĞERLENDİRME ÇALIŞMASI   GİRİŞ             TümBarolarHayvanHaklarıKurulveKomisyonlarıKanunTasarısıDeğerlendirmeÇalıştayı, 8-9 Mart 2014 tarihleriarasında Ankara BarosuEğitimMerkezi'ndegerçekleştirildi. Ankara BarosuHayvanHaklarıKurulununevsahipliğiniyaptığıÇalıştaya, Adana Barosu, Antalya Barosu, AydınBarosu, Bursa Barosu, DenizliBarosuEskişehirBarosu, Gaziantep Barosu, İstanbul Barosu, İzmir Barosu, Kayseri Barosu, KocaeliBarosu, ManisaBarosuHayvanHaklarıKurulveKomisyonlarınınyanısıra DOĞÇEV (DoğaveÇevreyiKoruma, YaşatmaDerneği), Ankara VeterinerHekimlerOdası, YeryüzüneÖzgürlükDerneğitemsilcilerikatıldı. Çalıştaysonucundaisehazırlananmetin TBMM ÇevreKomisyonunasunulmaküzereöncelikleOrmanve Su İşleriBakanlığı'ncahazırlanan"HayvanlarıKorumaKanunundaDeğişiklikYapılmasınaDairKanunTasarısı" ileilgiligörüşveönerilerindeğerlendirildiğibirçalışmaoldu. Tasarınınhayvanhaklarınıkorumakiçinyeterliolmayacağınınsonucunavarıldı.Bu nedenledeğerlendirmeçalışmasınınsonuçkısmında ideal veuygulanabilirbiryasanınanaçizgilerininnelerolmasınagerektiğinedairyirmisekizmaddedenoluşanöneriler de çalışmayakonuedilmiştir. Takdirolunacağıüzeretasarılarınkanunlaşmasından da önemlisi, uygulanabilirbiryasanınyapılmasıveuygulamanındenetlenmesidir.On yıllıksüreçiçerisindeyürürlükteki 5199 sayılıyasanınuygulamaeksikliklerivehataları her zamaneleştirikonusuedilmiştir.Bu nedenleçalıştayafiilenkatılanmeslekkuruluşlarıilesiviltoplumörgütlerininyanında, toplantıyafiilenkatılamayanmeslekkuruluşlarıvesiviltoplumörgütlerinin de fikirlerialınmıştır.Eleştirilerdenyolaçıkılarak, uygulanabilir, hayvanhaklarınıkoruyanbiryasanınyapılmasıyönündeönerilerimizmetiniçerisindetarafınızıntakdirlerinesunulmaktadır. Çalışmaboyuncaizlenenyol,tasarıilebirlikteyürürlüktekimaddedeyapılacakdeğişikliğinbelirtilmesi,yürürlüktekikanunmaddesiningösterilmesi, tasarıylaönerilendeğişikliğekarşıÖNERİMİZinvebuöneriyeilişkingerekçeninbelirtilmesişeklindedir. Çalıştaysonucundahazırlananmetinkamuoyunungörüşveönerilerineaçılmışolup, hayvanhakkısavunucularının, meslekkuruluşlarının, siviltoplumörgütlerinin de görüş, önerivedeğerlendirmelerionaylanmasıylabirliktetarafımızaulaşacakimzalardaSayınKomisyonunuzasunulacaktır. DEĞERLENDİRMELER Mevcut madde üzerinde yapılması tasarlanan değişiklik: Tanımlar   YürürlüktekiKanunMaddesi;   Tanımlar MADDE 3. - Bu Kanunda geçen terimlerden; a)Yaşama ortamı: Bir hayvanın veya hayvan topluluğunun doğal olarak yaşadığı yeri, b) Etoloji: Bir hayvan türünün doğuştan gelen, kendine özgü davranışlarını inceleyen bilim dalını,  c) Ekosistem: Canlıların kendi aralarında ve cansız çevreleriyle ilişkilerini bir düzen içinde yürüttükleri biyolojik, fiziksel ve kimyasal sistemi, d) Tür: Birbirleriyle çiftleşebilen ve üreme yeteneğine sahip verimli döller verebilen populasyonları, e) Evcil hayvan: İnsan tarafından kültüre alınmış ve eğitilmiş  hayvanları,  f) Sahipsiz hayvan: Barınacak yeri olmayan veya sahibinin ya da koruyucusunun ev ve arazisinin sınırları dışında bulunan ve herhangi bir sahip veya koruyucunun kontrolü ya da doğrudan denetimi altında bulunmayan evcil hayvanları, g) Güçten düşmüş hayvan: Bulaşıcı ve salgın hayvan hastalıkları haricinde yaşlanma, sakatlanma, yaralanma ve hastalanma gibi çeşitli nedenlerle fizikî olarak iş yapabilme yeteneğini kaybetmiş binek ve yük hayvanlarını, h)Yabani hayvan: Doğada serbest yaşayan evcilleştirilmemiş ve kültüre alınmamış omurgalı ve omurgasız hayvanları,  ı) Ev ve süs hayvanı: İnsan tarafından özellikle evde, işyerlerinde ya da arazisinde özel zevk ve refakat amacıyla muhafaza edilen veya edilmesi tasarlanan bakımı ve sorumluluğu sahiplerince   üstlenilen her türlü hayvanı,  j) Kontrollü hayvan: Bir kişi, kuruluş, kurum ya da tüzel kişilik tarafından sahiplenilen, bakımı, aşıları, periyodik sağlık kontrolleri yapılan işaretlenmiş kayıt altındaki ev ve süs hayvanlarını, k) Hayvan bakımevi: Hayvanların rehabilite edileceği  bir tesisi, l) Deney: Herhangi bir hayvanın acı, eziyet, üzüntü veya uzun süreli hasara neden olacak deneysel ya da diğer bilimsel amaçlarla kullanılmasını, m) Deney hayvanı: Deneyde kullanılan ya da kullanılacak olan hayvanı, n) Kesim hayvanı: Gıda amaçlı kesimi yapılan hayvanları,  o) Bakanlık: Çevre ve Orman Bakanlığını, İfade eder.   ÖNERİMİZ Madde 1 -(k) Hayvanbakımevi: mahalliidarelerveyasiviltoplumkuruluşlarıncayapılanişletilenveyönetilen, sahipsizhayvanların rehabilite vetedaviedildiği, her türlüyaşamsalihtiyaçlarınınkarşılanarak en kısasürezarfındahayvanlarınalıştığıvealındığıyaşamalanlarınabırakılanakadarbakıldığıkamuyaaçıktesis.   GEREKÇE:   Mevcuttasarımahalliidarelervesiviltoplumkuruluşlarıncaibaresiniiçermekteyken, buraya"veya"ibaresigetirilerek her ikikuruluşunbirbirindenbağımsızolarakhayvanbakımevikurmasınaolanaksağlanmıştır.Ziratasarıdabuikikuruluşunancakbirliktebakımevikurmasışeklindezorunlulukalgısınınönünegeçilmekamaçlanmıştır. Ayrıcatanıma"tedaviveyaşamsalihtiyaçlarınkarşılanacağı"ibarelerieklenmiştir.Zirasadecerehabilitasyonkavramıkanununamacınıgerçekleştirmekiçinyetersizkalacaktır.Rehabilitasyonuvetedaviyapılanhayvanların, daha once alıştığıvealındığıyaşamalanlarınabırakılmasımevcut 5199 sayılıKanunununilgilimaddelerindeolduğuşekliyletanımaeklenmiştir. Bahsigeçenbakımevlerikamuhizmetigörmekteolan, halkaaçık, denetlenebilirvehayvanlarınyaşamhakkının en üstseviyedetutulduğuyerlerolmalıdır.Dolayısıylabualanlarkamuyaaçıkalanlarolaraktanımlanmaktadır.   ÖNERİMİZ Madde 1 - o) Bakanlık olarak Hayvan Hakları Bakanlığının kurulması ve tanıma eklenmesi  önerilmektedir.   GEREKÇE:   Mevcut bakanlık tanımındabahsi geçen Orman ve Su İşleri Bakanlığı,  mevzuatı gereğince  planlananın  dışında bir yapılanmaya sahiptir. Ayrıca, aşağıda gerekçelendirildiği üzere  "doğal yaşam parkı" kavramıyla beraber, görevlendirilmiş bir bakanlık tanımının da tasarıdan çıkarılması gerekmektedir. Ayrıca bakanlığın kanunla tanımlanan görevleri arasında  sahipsiz evcil hayvanlara ilişkin bir ödev de yer almamaktadır. Orman ve Su İşleri Bakanlığı'nın kurulması ile bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılması; 6/4/2011 tarihli ve 6223 sayılı Kanun'un verdiği yetkiye dayanılarak, Bakanlar Kurulu'nca 29/6/2011 tarihinde kararlaştırılmıştır. Bu KHK'de  Bakanlığın görev ve yetkilerine  ilişkin düzenlemenin hiç bir maddesinde sahipsiz evcil  hayvanlara yönelik   bir düzenleme yer almadığı  gibi, bakanlığa verilecek  yetki ve görevin bakanlığın kuruluş amacına ters düşeceği,  görev ve yetki aşımına sebep olacaktır. Ayrıca 5199 sayılı kanunla amaçlanan hususların yerine getirilemeyeceği de açıktır.   Diğer yandan farklı kanun tekliflerinde görevli bakanlığın Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı olması yönünde görüşler sunulmuştur. Bu görüşlere  katılmak mümkün değildir, görev yönünden aykırılık oluşturacağı gibi ayrıca kanunun lafzına, koruma ruhuna da  aykırılık teşkil etmektedir. Gıda ve hayvancılık tanımının ve bakanlığın görev alanının hayvan haklarıyla bağdaşmadığı ve  hak ihlallerinin bu bakanlık tarafından  çıkarılan yönetmeliklerle meşru kılınmaya çalışıldığı bilinmektedir. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının yürürlükte olan 5199 sayılı yasanın uygulanması safhasında, her ne kadar yeterli kadro ve müdürlüğe sahip olsa dahi , hayvan haklarının ihlaline yol açan    sonuçlar doğuracağı aşikardır.   Öne sürülen tasarıda birden çok bakanlığın kanun metninde zikredilmesi halinde görev ve yetki konusunda çatışma yaşanacağı, belirsizlikler oluşacağı içinkanunla hedeflenen yararın  sağlanamayacağı  göz önüne alınmalıdır. Yukarıdaki teklifimiz doğrultusunda bu konuda çalışacak bir bakanlığın kurulması şarttır.   ÖNERİMİZ Madde 1 - p) Sahipsiz Hayvanlar Doğal Hayat Parkı tanımının ve buna dair hususların metinden çıkarılması gerekmektedir.   Tasarı ile "Sahipsiz Hayvanlar Doğal Hayat Parkı"tanımı kanun metnine eklenmek istenmektedir. Ancak bu tanımın ve uygulamanın kanuna eklenmesi gerekçede detaylı olarak açıklayacağımız üzere telafisi imkansız zararları da beraberinde getirecektir.  Dolayısıyla  bu tanımın tasarıdan çıkarılması gerektiği kanaatindeyiz.   GEREKÇE   Bu değişikliğin gerekçesinde, sahipsiz hayvanların mahalli idareler kanalıyla kısırlaştırılıp, aşılanıp, işaretlendiği ve rehabilite edilerek alındıkları ortama geri bırakıldığı, bu süreç sonunda ise  hayvanların kaza, açlık, susuzluk, hastalık, darp  gibi nedenlerle hayatlarını yitirdikleri, bu hayvanların tekrar aşılanmalarının mümkün olmadığı belirtilmiştir. Bu nedenle bakımevlerinde yeterli yer bulunmaması halinde, bu hayvanların sahiplendirilinceye kadar sahipsiz hayvanlar doğal hayat parkında bakılması öngörülmüştür.   Ancak bu öngörü ve değişiklik ileride telafisi imkansız zararları da beraberinde getirecektir. Halihazırda  ülkemizde  bulunan bakımevleri, bu kanunla tanımlanan bir çok görevi  yerine getirememekte, maddi koşulların da ağırlığı sebebiyle hayvanları ve haklarını koruyamamaktadır. Devlet bütçesinden mahalli idarelere ayrılan bölümle bakımevleri kurulmuş, ancak  bakımevlerinin işletilmesi aşamasında bir çok zorluklar yaşanmıştır. Barınaklara bakıldığında  rahatlıkla gözlenebileceği üzere, barındırılan  hayvanların maddi imkansızlıklar sebebiyle yeterli beslenememesi, tedavilerinin yapılamaması,  yaşam haklarına  uygun, yeterli  açık ve kapalı alanların inşa edilememesi dolayısıyla rehabilitasyon kelimesinin de  lafta kalması  gibi bir çok problemler hayli sıklıkla yaşanmaktadır. Hali hazırda mahalli idareler hayvan koruma görevlerini bütçe yetersizliği sebebiyle yapamadıklarını belirtmektedir. Bu idarelerde yeterli sayıda ve uzmanlıkta veteriner hekim ile personelin çalıştırılmadığı   da bilinen bir gerçektir. Yasanın yürürlüğe girdiği tarihten bugüne kadar mevcut bakımevlerinin iyileştirilmesi dahi gerçekleştirilememişken devlet bütçesine bir yük daha eklenerek, insanların yaşam alanlarından uzak ormanlık alanlarda      daha geniş kapasiteli  bakımevleri açılması, ciddi boyutlarda hayvan hakkı ihlallerine yol açacaktır.    Şehirden uzak  ve  ormanlık alanda yapılacak bakımevi benzeri yerleşkenin maliyeti oldukça yüksek olacak, bu bölgelerde hayvan rehabilitasyonu için çalışacak personel bulunamayacak olması hayvanların haklarını olumsuz yönde etkileyecektir.   Ülkemizde bakımevleri genel olarak köpeklerin rehabilite edildiği alanlar olarak ifade edilmektedir. Kanun tanımında da belirtildiği üzere köpek etolojisi bilimsel çalışmalarla açıkça belirlenmiştir. Köpekler tür olarak insanlarla yaşaması gereken bir canlılardır. Etolojik özelliği nedeniyle insanlara en yakın  alanlarda yaşamanı sürdüren bir hayvan türünün, insanlardan tamamen uzak, sosyal yapıdan kopuk, fizyolojik  ve psikolojik ihtiyaçlarını gideremeyeceği alanlarda hapsedilmesi halinde hayvanların hakları gözardı edilmiş olacaktır.   Tasarıda doğal yaşam parklarında tutulacak hayvanların ne şekilde beslenecekleri dahi açık değildir. Bilimsel çalışmalarla da kanıtlandığı üzere, köpekler etolojileri gereği, beslenme ihtiyaçlarını doğada avlanarak karşılayamamaktadır. Dolayısıyla  insan aracılığıyla  yapılması düşünülen beslenme sorunu, mevcut bakımevi örneklerinde de karşılaştığımız gibi artarak devam edecektir. Bu alanlara yakın yaşayan insan sayısının da az olması sebebiyle  hayvanlar açlıkla başa çıkamayarak  hastalanmaya ve  ölmeye başlayacak ve kimi zaman birbirlerini yemek gibi olumsuz davranışlarda bulunacaklardır.   Açlık, içgüdüsel sosyal yapılarını kaybetme, insanla olan  ilişkilerinin engellenmesi gibi durumlar sebebiyle, saldırganlaşması muhtemel  hayvanların bu  alanlardan çıkmaları ve insan yerleşkelerine yaklaşmaları halinde bir çok saldırı vakası yaşanabileceği gibi, açlıkla provoke edilen sürülerin insandan uzak kalmaları ile yaşayacakları sosyal hayata adaptasyon sorunu da istenmeyen  olaylara sebebiyet verecektir.   Ülkemizde mevcut bakımevlerinde bulunan hayvanların  sahiplenilmesi konusunda toplumsal bir bilincin oluşmamış olması nedeniyle, sahiplendirme gerekçesi arkasına sığınılarak, bu ve benzeri şehirden uzak, ulaşımı güç, ulaşılsa dahi hayvanların kontrolsüz ve belirsiz dağılımı nedeniyle sahiplenme aşamasında imkansızlıklar yaşanacağı gözönüne alınmalıdır.Sonuç olarak doğal hayat parklarının uygulanması mevcut deneyimlerle sabit olduğu üzere;  gerekçede belirtilen  "rehabilitasyon ve sahiplendirme"  amaçlarının gerçekleşmesini imkansız hale getirecektir.   Kurulması planan doğal yaşam parklarının bir diğer olumsuz yanı da, kullanılması düşünülen ormanlık alanlarda yaşayan vahşi hayvan türlerinin tehlikeye girmesidir.  Sahipsiz sokak hayvanlarının orman alanı içerisinde barınan vahşi hayvanları  yok etmesi  sonucunda  hedefemügayir olarak hem sahipsiz hayvanlarhem de doğal hayat içerisinde barınan vahşi hayvanlar zarar görecek, ormanın flora ve faunası bozulacaktır.   Doğal yaşam alanları orman olan yaban hayvanları, yukarıda belirtilen sahipsiz hayvanların kendi alanlarına girmesiyle birlikte yaşam alanlarını  terk etmek eğilimi gösterecektir. Yaban hayatının  insanların yaşam alanlarına  kayması neticesinde  şehir hayatı ile yaban hayatı içiçe girecektir. Ayrıca şehir içerisinde yaşayan kedi ve köpek dışındaki diğer türlerin kontrolsüz olarak çoğalmasına yol açılacak, özetle şehirin ve ormanın ekolojik dengesi bozulacaktır.Ormanlık alan içerisinde yaşamak zorunda bırakılan hayvanların alanın genişliği nedeniyle olası hastalıklar durumunda kontrollerinin ve tedavilerinin yapılması mümkün olmayacaktır.   Bu nedenle kanun metninin tanımlar kısmında ve içeriğinde yer alan  doğal hayat parklarının mevcut ülke gerçekleri açısından uygulanmasının imkansız olacağı, hayvan refahını hiç bir şekilde sağlayamayacağı, uygulanması halinde ise kısa vadede çözülmesi amaçlanan sorunlardan daha büyük sorunları beraberinde getireceği açıktır. Bu ve benzeri  bir uygulamanın, hiç bir ülkede var olmaması     başarısının oldukça tartışmalı olacağı, faydadan çok zarar getireceği gerçeğini gözler önüne sermektedir.     ÖNERİMİZ Madde 1 - r) Rehabilitasyon: "Hayvanların yaşadıkları tibbi operasyon, hastalık, kaza, bunalım gibi ruh ve beden yaralanmalarından sonra ortaya çıkan olumsuz durumların iyileştirilebilmesi amacıyla görevli ve uzman rehabilitasyon personelince ruhsal ve bedensel tedaviye alınmasıdır." tanımı eklenmelidir.   GEREKÇE   Kanun metninde bir çok defa değinilen ancak tanımlarda yer verilmemiş olan "rehabilitasyon" tanımının da bu bölüme eklenmesi gerekmektedir. Hayvanların rehabilitasyonu,  konusunda uzman rehabilitasyon personelince, hayvanın bedensel ve ruhsal sağlığının düzeltilmesi hedeflenerek yapılmalıdır. Bakımevlerinde görevlendirilecek personelin, özellikle rehabilitasyon konusunda uzman kişiler tarafından eğitimden geçirilmesi gerektiği gibi,   eğitim ile ilgili bu düzenlemeler çıkarılacak yönetmeliklerle belirlenmelidir.   Hayvanlar sadece bedensel değil,  ruhsal yaralanma ve travmalara da maruz bırakılmaktadır. Bu nedenle, ruhsal yaralanma ve travmaların varlığı kabul edilerek kanun metninde de bu tanıma    yer verilmelidir.   ÖNERİMİZ   Madde 1-I) bendinde; insanların ev, işyeri ve arazisinde özel zevk, refakat amacıyla bakmakta oldukları hayvanları ev ve süs hayvanı olarak tanımlanmaktadır. Süs hayvanı ibaresi kavram olarak hayvan haklarının ruhuna uygun düşmemektedir,bu nedenle "süs" kavramı kaldırılarak, ev hayvanı deyiminin korunması gerekmektedir.   GEREKÇE   Kanunun tanımlar bölümünde bir takım hayvanların süs hayvanı olarak belirtildiği görülmektedir. Süs kelimesi,   anlam itibariyle gösteriş ve süslenmeye yönelik kullanılan objeleri ifade eder.  Ağırlıklı olarak cansız, edilgen nesneler ve varlıklar için kullanılan süs kelimesinin,   cana sahip bir varlığı tanımlanmakta kullanılması uygun görülmemektedir. Hayvanlar obje değildir, insanlara eşlik eden ve onlarla  birlikte yaşayan  evcil canlılardır, bu nedenle  gösteriş veya süsleme  amacıyla  sahiplenilmesi de kabul edilemez.   Bu nedenle, kanun metninde evde, işyerinde, arazide beslenen ve bakılan hayvanlara ev ve süs hayvanı denmesi anlamsızdır.. Hayvan hakları kavramının ruhuna aykırı "süs" kavramının kanun metninden çıkarılması gerekmektedir.           Mevcut madde üzerinde yapılması tasarlanan değişiklik: Hayvanların sahiplenilmesi ve bakımı       YürürlüktekiKanunMaddesi;   Hayvanların sahiplenilmesi ve bakımı MADDE 5. - Bir hayvanı, bakımının gerektirdiği yaygın eğitim programına katılarak sahiplenen veya ona bakan kişi, hayvanı barındırmak, hayvanın türüne ve üreme yöntemine uygun olan etolojik ihtiyaçlarını temin etmek, sağlığına dikkat etmek, insan, hayvan ve çevre sağlığı açısından gerekli tüm önlemleri almakla yükümlüdür. Hayvan sahipleri, sahip oldukları hayvanlardan kaynaklanan çevre kirliliğini ve insanlara verilebilecek zarar ve rahatsızlıkları önleyici tedbirleri almakla yükümlü olup; zamanında ve yeterli seviyede tedbir alınmamasından kaynaklanan zararları tazmin etmek zorundadırlar. Ev ve süs hayvanı satan kişiler, bu hayvanların bakımı ve korunması ile ilgili olarak yerel yönetimler tarafından düzenlenen eğitim programlarına katılarak sertifika almakla yükümlüdürler. Ev ve süs hayvanı ve kontrollü hayvanları bulundurma ve sahiplenme şartları, hayvan bakımı konularında verilecek eğitim ile ilgili usul ve esaslar ile sahiplenilerek bakılan  hayvanların   çevreye verecekleri zarar ve rahatsızlıkları önleyici tedbirler, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı ile eşgüdüm sağlanmak suretiyle, İçişleri Bakanlığı ve ilgili kuruluşların görüşü alınarak Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle belirlenir. Ticarî amaç güdülmeden bilhassa ev ve bahçesi içerisinde bakılan ev ve süs hayvanları sahiplerinin borcundan dolayı haczedilemezler.    Ev ve süs hayvanlarının üretimini ve ticaretini yapanlar, hayvanları sahiplenen ve onu üretmek için seçenler  annenin ve yavrularının sağlığını tehlikeye atmamak için gerekli anatomik, fizyolojik ve davranış karakteristikleri ile ilgili önlemleri almakla yükümlüdür. Ev ve süs hayvanları ile kontrollü hayvanlardan, doğal yaşama ortamlarına tekrar uyum sağlayamayacak durumda olanlar terk edilemez; beslenemeyeceği ve iklimine uyum sağlayamayacağı ortama bırakılamaz. Ancak, yeniden sahiplendirme yapılabilir ya da hayvan bakımevlerine teslim edilebilir.         ÖNERİMİZ "Süs hayvanı" ibaresinin kaldırılması, "ev  hayvanı" teriminin yerine ise sadece "evcil hayvan" ibaresinin kullanılması hususundaki talebimiz baki olmak üzere; Tasarı'nın 2.maddesi ile Kanun'un 5.maddesine eklenmesi tasarlanan "Meskende barındırılabilecek ev ve süs hayvanı tür ve sayısı barındırılacak hayvanların etolojik ihtiyaçları, mekânsal şartlar ile çevre ve insan sağlığı göz önünde bulundurularak Bakanlıkça çıkarılan yönetmelikle belirlenir." fıkrasınıntasarıdan çıkarılması gerekmektedir.   GEREKÇE   "Meskende barındırılabilecek ev ve süs hayvanı tür ve sayısı barındırılacak hayvanların etolojik ihtiyaçları, mekânsal şartlar ile çevre ve insan sağlığı göz önünde bulundurularak Bakanlıkça çıkarılan yönetmelikle belirlenir."hükmü bu haliyle, idareye vatandaş tarafından sorgulanamaz yetkiler veren  bir düzenlemeye yol açabileceği gibi ülke genelinde birbirinden farklı, hayvan haklarını ihlal eden uygulamalara da yol açacaktır. "Tür" açısından: Kanun'un 14. Maddesinin (l) bendindeki (Tasarı'da ilgili hüküm 5.maddededir) "yasaklar" arasında  bazı ırklar belirlenmiş, tasarıda da bunun kapsamı genişletilerek bir çok köpek türünün bakılması konusunda  evcil hayvan sahipleri  kısıtlanmış bulunmaktadır.(BU YASAK KALDIRILSIN DİYORUZ AYNI ZAMANDA DA KABUL EDİYORUZ GİBİ OLDU)  Tüm  bunlara ek olarak, idareye  kişilerin (hayvan sahiplerinin) özel hayatına, kişilik haklarına, anayasal haklarına müdahale içerecek sınırsız yetkiler verilmesi,hukukun genel ve temel ilkelerine de aykırılık teşkil etmektedir. "Sayı" bakımından :İdareye, meskende beslenecek hayvanlarla ilgili  "sayı" bakımından verilen bu sınırsız yetki, hukuk devleti ve hukuki güvenlik ilkesiyle bağdaşmayacaktır. Yukarıdaki" tür" ile ilgili açıklamalarımız geçerli olmak üzere, evcil hayvanların ve sahiplerinin hayatını böylesine etkileyecek bir kararın sadece uygulayıcıya bırakılmasının vatandaşların hukuki güvenlik duygusunu derinden yaralayacağını belirtmek isteriz. "Çevre ve insan sağlığı" ibaresi açısından ise :  Bu iki ölçüt bilimsel ve somut dayanaklarla desteklenmedikçe yine idareye sınırsız yetkiler verilmesine yol açacak mahiyettedir. Bu sınırsız yetkinin uygulanmasıyla birlikte bir çok hayvan hakkı ihlalinin yaşanacağı ortadadır         Mevcut madde üzerinde yapılması tasarlanan değişiklik: Sahipsiz ve güçten düşmüş hayvanların korunması           YürürlüktekiKanunMaddesi;   Sahipsiz ve güçten düşmüş hayvanların korunması MADDE 6. - Sahipsiz ya da güçten düşmüş hayvanların, 3285 sayılı Hayvan Sağlığı Zabıtası Kanununda öngörülen durumlar dışında öldürülmeleri yasaktır. Güçten düşmüş hayvanlar ticarî ve gösteri amaçlı veya herhangi bir şekilde binicilik ve taşımacılık amacıyla çalıştırılamaz. Sahipsiz hayvanların korunması, bakılması ve gözetimi için yürürlükteki mevzuat hükümleri çerçevesinde, yerel yönetimler yetki ve sorumluluklarına ilişkin düzenlemeler ile çevreye olabilecek olumsuz etkilerini gidermeye yönelik tedbirler, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı ile eşgüdüm sağlanarak, diğer ilgili kuruluşların da görüşü alınmak suretiyle Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle belirlenir. Sahipsiz veya güçten düşmüş hayvanların en hızlı  şekilde yerel yönetimlerce  kurulan veya izin verilen hayvan bakımevlerine götürülmesi zorunludur. Bu hayvanların öncelikle söz konusu merkezlerde oluşturulacak müşahede yerlerinde tutulması sağlanır. Müşahede yerlerinde kısırlaştırılan, aşılanan ve rehabilite edilen hayvanların kaydedildikten sonra öncelikle alındıkları ortama  bırakılmaları esastır. Sahipsiz veya güçten düşmüş hayvanların toplatılması ve hayvan bakımevlerinin çalışma usul ve esasları, ilgili kurum ve kuruluşların görüşleri alınarak Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle belirlenir. Hayvan bakımevleri ve hastanelerin kurulması amacıyla Hazineye ait araziler öncelikle tahsis edilir. Amacı dışında kullanıldığı tespit edilen arazilerin tahsisi iptal edilir. Hiçbir kazanç ve menfaat sağlamamak kaydıyla sadece insanî ve vicdanî amaçlarla sahipsiz ve güçten düşmüş hayvanlara bakan veya bakmak isteyen ve bu Kanunda öngörülen şartları taşıyan gerçek ve tüzel kişilere; belediyeler, orman idareleri, Maliye Bakanlığı, Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından, mülkiyeti idarelerde kalmak koşuluyla arazi ve buna ait binalar ve demirbaşlar tahsis edilebilir. Tahsis edilen arazilerin üzerinde amaca uygun tesisler  ilgili Bakanlığın/İdarenin izni ile yapılır.    ÖNERİMİZ   İlgili maddeye eklenmesi düşünülen fıkra yerine, "Sahipsiz ya da güçten düşmüş hayvanların hiç bir kanun ve yasal düzenleme arkasına sığınılarak öldürülmesi mümkün olmamakla birlikte, yasaktır."Cümlesinin eklenmesi gerekmektedir.   GEREKÇE İlgili fıkra incelendiğinde, "davranışları insan ve hayvanların hayatı ve sağlığı için tehlike teşkil eden ve olumsuz davranışları kontrol edilemeyen durumlarda", ibaresi     bu bahanenin arkasına sığınarak  her türlü hayvanın öldürülebilmesine olanak tanınmaktadır. Günümüzde hayvan davranışları ve psikolojisi üzerine uzmanlaşan bir çok Veteriner Hekim ve  Hayvan Eğitmeni tarafından bu gibi psikolojik veya davranışsal  sorunların çözümü mümkündür. Dolayısıyla yukarıda fıkra  çerçevesinde sahipli ya da sahipsiz   hayvanların hayatına  son verilebilmesinin mümkün kılınması asla kabul edilemez.   Hayvanların korunmasını amaçlayan bir kanun metninde bu ve benzeri maddelerin bulunması, kanunun amacıyla da  ters düşmektedir. Bu nedenle, ilgili maddeye eklenmesi düşünülen kısmın yukarıda belirttiğimiz gibi değiştirilerek  günümüz şartları ve her geçen gün gelişen bilimsel çalışmalar ışığında düzenlenmesi gerekmektedir. Hayvanların, insanlara aykırı gelen davranışları neticesinde öldürülmesinden ziyade, öncelikle onların davranışlarının insan yaşantısına uygun bir hale getirilmesi amaçlanmalıdır. Ayrıca bu fıkranın düzeltilmemesi halinde, hayvan bakımevlerinde bulunan hayvanların sayısının artması,  mahalli idarelere bu maddeye dayanarak  toplu itlaflar yapılması gibi sakıncaları da beraberinde getirecektir.  Madde bu haliyle suistimal edilmeye oldukça açıktır, dolayısıyla hayvanların öldürülmesiyle sonuçlanabilecek bu fıkranın da metinden çıkarılması hayvanların yaşam  haklarının korunması bakımından  zaruridir .   Sahipsiz ya da güçten düşmüş hayvanların hiç bir kanun ve yasal düzenleme arkasına sığınılarak öldürülmesi mümkün kılınmamalıdır. Hayvan haklarını korumak amacıyla düzenlenen bir yasa ile idarenin sınırsız takdir yetkisine müsade edilerek, hayvanların öldürülmesine olanak tanınması kabul edilemez.   Yıllardır mahalli idarelerce yapılan sayısız, gerekçesiz ve türlü bahanelerin arkasına sığınarak yapılan hayvan itlaflarının önüne geçilmesi, bilimsel araştırma ve çalışmalar yapılmadan yalnızca bir kuşku üzerine öldürülen hayvan sayılarının oldukça fazla olması sebebiyle, en azından kanun metninden hayvanların öldürülmesini meşru kılacak ibarelerin kaldırılması hayvan haklarının korunmasının temel şartını oluşturacaktır         Mevcut madde üzerinde yapılması tasarlanan değişiklik: Hayvan Deneyleri       YürürlüktekiKanunMaddesi;   Hayvan deneyleri MADDE 9. - Hayvanlar, bilimsel olmayan teşhis, tedavi ve deneylerde kullanılamazlar. Tıbbî ve bilimsel deneylerin uygulanması ve deneylerin hayvanları koruyacak şekilde yapılması ve deneylerde kullanılacak hayvanların uygun biçimde bakılması ve barındırılması esastır. Başkaca bir seçenek olmaması halinde, hayvanlar bilimsel çalışmalarda deney hayvanı olarak kullanılabilir. Hayvan deneyi yapan kurum ve kuruluşlarda bu deneylerin yapılmasına kendi bünyelerinde kurulmuş ve kurulacak etik kurullar yoluyla izin verilir. Etik kurulların kuruluşu, çalışma usul ve esasları, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığının ve ilgili kuruluşların görüşleri alınarak Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle belirlenir. Deney hayvanlarının yetiştirilmesi, beslenmesi, barındırılması, bakılması, deney hayvanı besleyen, tedarik eden ve kullanıcı işletmelerin tescil edilmesi, çalışan personelin nitelikleri, tutulacak kayıtlar, ne tür hayvanların yetiştirileceği ve deney hayvanı besleyen, tedarik eden ve kullanıcı işletmelerin uyacağı esaslar Tarım ve Köyişleri Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.         ÖNERİMİZ   Hayvan haklarını korumak amacıyla düzenlenen bir kanun metninde hayvanın vücud bütünlüğünü ve yaşam hakkını ihlal eden bir metod olan deneyin tanımlanması  düşünelemez ve kabul edilemez.   GEREKÇE   Hayvanların korunmasına ilişkin düzenlenen bir kanun metninde, hayvanların deney hayvanı olarak adlandırılması ve kullanılması konusunda usul ve esaslara değinilmiş olması kanunun ruhuna aykırılık teşkil etmektedir. Bu sebeple onların canını yakan, vücut bütünlüğünü bozan, yaşam haklarını ihlal eden tüm uygulamalar yasaklanmalıdır. Böylelikle 5199 sayılı yasanın daha etkin bir hayvan hakları koruma yasası olarak güçlendirilmesi sağlanacaktır.15.10.1978 tarihli Hayvan Hakları Evrensel Beyannamesinin 8.maddesine göre "hayvanlarda fiziksel ya da psikolojik  acı çektiren deneyler yapmak, hayvan haklarına aykırıdır.Tıbbi bilimsel,ticari  ve başka biçimlerdeki her türlü deneyler için de böyledir." denilmektedir. Türkiye Cumhuriyeti Devletinin de taraf olduğu bu uluslararası beyanname dikkate alınmalıdır. Ayrıca bu konuda Anayasanın 90. maddesinin de göz önüne alınması gerekmektedir.       Mevcut madde üzerinde yapılması tasarlanan değişiklik:       YürürlüktekiKanunMaddesi;   Yasaklar MADDE 14. - Hayvanlarla ilgili yasaklar şunlardır: a) Hayvanlara kasıtlı olarak kötü davranmak, acımasız ve zalimce işlem yapmak, dövmek, aç ve susuz bırakmak, aşırı soğuğa ve sıcağa maruz bırakmak, bakımlarını ihmal etmek, fiziksel ve psikolojik acı çektirmek. b) Hayvanları, gücünü aştığı açıkça görülen fiillere zorlamak. c) Hayvan bakımı eğitimi almamış kişilerce ev ve süs hayvanı satmak. d) Ev ve süs hayvanlarını onaltı yaşından küçüklere satmak. e) Hayvanların kesin olarak öldüğü anlaşılmadan, vücutlarına müdahalelerde bulunmak.       f) Kesim hayvanları ve 4915 sayılı Kanun çerçevesinde avlanmasına ve özel üretim çiftliklerinde kesim hayvanı olarak üretimine izin verilen av hayvanları  ile ticarete konu yabani hayvanlar dışındaki hayvanları, et ihtiyacı amacıyla kesip ya da öldürüp piyasaya sürmek. g) Kesim için yetiştirilmiş hayvanlar dışındaki hayvanları ödül, ikramiye ya da prim olarak dağıtmak. h) Tıbbî gerekçeler hariç hayvanlara ya da onların ana karnındaki yavrularına veya havyar üretimi hariç yumurtalarına zarar verebilecek sunî müdahaleler yapmak, yabancı maddeler vermek. ı) Hayvanları hasta, gebelik süresinin 2/3'ünü tamamlamış gebe ve yeni ana iken çalıştırmak, uygun olmayan koşullarda barındırmak.   j) Hayvanlarla cinsel ilişkide bulunmak, işkence yapmak. k) Sağlık nedenleri ile gerekli olmadıkça bir hayvana zor kullanarak yem yedirmek,  acı, ıstırap ya da zarar veren yiyecekler ile alkollü içki, sigara, uyuşturucu ve bunun gibi bağımlılık yapan yiyecek veya içecekler vermek. l) Pitbull Terrier, Japanese Tosa gibi tehlike arz eden hayvanları üretmek; sahiplendirilmesini, ülkemize girişini, satışını ve reklamını yapmak; takas etmek, sergilemek ve hediye etmek.     ÖNERİMİZ   Tasarı metninin a) bendi; "Hayvanların yaşam hakkına saldırıda bulunmak, işkence yapmak, hayvanların bedensel sağlığını olumsuz yönde etkileyecek fiillerde bulunmak, ruhsal sağlığını olumsuz yönde etkileyecek fiillerde bulunmak, cinsel taciz veya tecavüz fiillerinde bulunmak, dövmek, dövüştürmek, aç veya susuz bırakmak, gereken sağlık kontrollerini aksatmak, tedavilerini yaptırtmamak, yaşayabileceği alanlar dışında hayvan beslemek, sahibi olduğu ve bakımını üstlendiği hayvanlarla ilgilenmemek, onları terk etmek, gücünü aşan şekilde iş ve hizmetlerde kullanmak" şeklinde değiştirilmelidir.     GEREKÇE   Hayvanların yaşam hakkının korunmasını hedefleyen bir yasa metniyle, bedensel ve ruhsal sağlığına yapılacak tüm saldırılar önlenmelidir. Bu nedenle ilgili bent hayvanların bütün  ihtiyaçları gözönüne alınarak genişletilmelidir. Özellikle sahipli hayvanların bir çoğunun terk edildiği, gerekli sağlık taramalarının ve tedavilerinin yapılmadığı, yaşaması gereken alanlara ve şartlara uygun bakılmadığı sıklıkla karşımıza çıkan sorunlardır. Bu sorunların önüne geçilmesi adına hayvan bakan ve sahiplenen kişilere kanun metniyle ödevler yüklenmeli ve yasaklı fiiller belirtilmelidir. Hayvanların sürekli bağlı vaziyette, sadece yemek verilerek bakıldığı durumlar ilerleyen süreçte hayvanın beden ve ruh sağlığının bozulmasına sebebiyet vermektedir. Bu nedenle hayvan sahiplerine, hayvanların bakımı konusunda da birtakım ödevler yüklenmesi gerekmektedir.   Günümüzde hayvanlara şiddet uygulandığı, uygulanan şiddet ve benzeri olumsuz fiiller nedeniyle hayvanların geriye dönülmeyecek şekilde ruhsal ve bedensel yaralanmalar yaşadıkları, bu yaşanan ve hiçbir insanın kabul edemeyeceği olaylar sonucunda ise faillerin cezalandırılamadığı, soruşturmaların sonuçsuz kaldığı, soruşturma yapan birimlerin ise kanun ile sınırlandığı bilinmektedir. Hayvanlara yalnızca kasıtlı olarak şiddet uygulanmamakta, kimi zaman ihmal suretiyle hayvanların hakları telafi imkansız şekillerde zarar görmektedir. Örneğin bakmakla yükümlü olduğu hayvanın tedavilerinin gerektiği gibi yaptırılmaması hayvanın ileri ki süreçte ölümüyle sonuçlanan istenmeyen sonuçları da beraberinde getirmektedir.   Bir hayvanı sahiplenen bireyin, o hayvanın haklarına saygı duyması, hayvanın etolojik ihtiyaçlarına uygun bakım ve gözetimi de yapması gerekmektedir. Bir kısım hayvan sahipleri ise bu bilince aykırı olarak bakmakla yükümlü oldukları hayvanları sürekli bağlı vaziyette tutmakta, sadece yemek vererek beslemektedir. Takdir olunacağı üzere bir hayvanın yalnızca beslenme ve barınma ihtiyacı olmadığı, hayvanın gerektiği ve ihtiyacı olduğu şekilde gezdirilmesi, sosyalleştirilmesi de gerekmektedir. Önerilen bölümle birlikte hayvan bakmakla yükümlü kişinin bu gibi doğal ihtiyaçları da gözönünde bulundurması gerekliliği zorunluluk haline getirilmekte, ilerleyen maddeler de ise bu yükümlülüğün ihlali halinde hayvan bakmakla yükümlü kişiye yaptırım uygulanması amaçlanmaktadır.   ÖNERİMİZ   Tasarı metninin I) bendi; Bu bendin yürürlükten kaldırılarak, kanun metninden çıkarılması gerekmektedir.   ÖNERİMİZ   15.10.1978 tarihinde ilan edilen Hayvan Hakları Evrensel Beyannamesinde belirtildiği üzere bütün hayvanlar yaşam önünde eşit doğarlar ve aynı varolma hakkına sahiptirler. Bu uluslararası norm önünde belirli hayvan ırklarının yasaklanması kanunun amacına ve lafzına aykırıdır.   ÖNERİMİZ   Tasarı metninin m) bendi; Doğal Yaşam Parklarıyla ilgili  maddedeki gerekçelerimiz çerçevesinde,   kanunda yeri olmadığı görülen  böyle bir bendin eklenmesi gerekli değildir.           ÖNERİMİZ   Tasarı metninin n) bendi; Mevcut kanunda belirtilen hayvan satış yerlerinde akvaryum canlıları, kafes kuşları ve küçük kemirgenler dışındaki hiçbir hayvan türü belirtilen bu yerlerde üretilemez, satılamaz, sahiplendirilemez, hediye edilemez, takas edilemez. Meskenlerde hayvan besleyen kişilerin de ticari amaç güderek hayvanları üretmesi ve satması yasaktır.   ÖNERİMİZ   14.maddenin g) bendi; "Kesim için yetiştirilmiş hayvanlar dışındaki hayvanları ödül, ikramiye ya da prim olarak dağıtmak" şeklindeki bentten "kesim için yetiştirilmiş hayvanlar" tabirinin çıkarılarak, tüm hayvanlar için genel bir hüküm oluşturulması yönünde değişiklik yapılmalıdır.   GEREKÇE               Hayvan haklarını düzenleyen bir kanun içerisinde, hayvanı metalaştıran, onun mal olduğunu kabul eden bir tanımlamanın yeri yoktur. Ayrıca uygulamada yaşanan aksaklıklar nedeniyle hayvanların yaşamsal haklarını ihlal eden ve ciddi sağlık sorunları yaşamalarına neden olan bu ve benzeri satış yerlerinin önüne geçilerek,  aynı zamanda hayvan popülasyonunun kontrol edilmesine de yardımcı olunabilecektir.               Takdir edileceği üzere ülkemizde bir hevesle, kolayca bu yerlerden satın alınan hayvanlar, bir süre sonra sokağa terk edilmekte ve popülasyon bu nedenle kontrolsüz  biçimde artmaktadır. Sahiplendirmenin temel amaç olduğu kanun lafzına aykırı olan hayvan satışı olgusunun kanunda yeri bulunmamaktadır.               Ayrıca, bu şekildeki hayvan satış yerleri,  sağlık koşullarını, hayvanın asgari yaşam koşullarını sağlayamamakta, sağlıksız bireyleri satışa sunmakta ve iki taraflı mağduriyetlere yol açmaktadır. Yine benzer şekilde bu yerlerde hayvanların satışı kontrolsüz yapılmakta ve  kayıt dışı ekonomik durumlar da ortaya çıkmaktadır.   Tasarı metninin o) bendi; bu bende ilişkin olarak a bendinde yaptığımız yasaklama önerisi uyarınca bendin tasarıdan kaldırılması gerekmektedir.           Mevcut Kanun Maddesi Üstünde Yapılması Tasarlanan Değişiklik Mahallî Hayvan Koruma Kurulları  Teşkilât, Görev ve Sorumluluklar İl hayvanları koruma kurulu         YürürlüktekiKanunMaddesi;   Mahallî Hayvan Koruma Kurulları  Teşkilât, Görev ve Sorumluluklar İl hayvanları koruma kurulu MADDE 15. - Her ilde il hayvanları koruma kurulu, valinin başkanlığında, sadece hayvanların korunması ve mevcut sorunlar ile çözümlerine yönelik olmak üzere toplanır. Bu toplantılara; a) Büyükşehir belediyesi olan illerde büyükşehir belediye başkanları, büyükşehire bağlı ilçe belediye başkanları, büyükşehir olmayan illerde belediye başkanları, b) İl çevre ve orman müdürü, c) İl tarım müdürü, d) İl sağlık müdürü, e) İl millî eğitim müdürü, f) İl müftüsü, g) Belediyelerin veteriner işleri müdürü, h) Veteriner fakülteleri olan yerlerde fakülte temsilcisi, ı) Münhasıran hayvanları koruma ile ilgili faaliyet gösteren gönüllü kuruluşlardan valilik takdiri ile seçilecek en çok iki temsilci,  j) İl veya bölge veteriner hekimler odasından bir temsilci, Katılır. Kurul başkanı gerekli gördüğü durumlarda konuyla ilgili olarak diğer kurum ve kuruluşlardan yetkili isteyebilir. İl hayvan koruma kurulu sekretaryasını, il çevre ve orman  müdürlüğü yürütür. Kurul, çalışmalarının sonucunu, önemli politika, strateji, uygulama, inceleme ve görüşleri Bakanlığa bildirir. İllerde temsilciliği bulunmayan kuruluş var ise il hayvan koruma kurulları diğer üyelerden oluşur. Kurul, kurul başkanı tarafından toplantıya çağrılır. İl hayvan koruma kurulunun çalışma esas ve usulleri Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.     ÖNERİMİZ   İl hayvan koruma kurulu toplantılarına katılacak üyeleri ile ilgili maddeye "İlde kurulu olan barodan en az iki avukat," ibaresi eklenmelidir. Ayrıca kurul toplantısına makul bir süre öncesinde  haber vermek kaydıyla tüm stk temsilcilerinin izleyici olarak katılmasına olanak sağlanmalıdır. Kurulun işlerliğinin sağlanması amacıyla bu konunun ayrıntıları  yönetmelikle düzenlenmelidir.   GEREKÇE   Hayvanların korunması ve mevcut sorunların hukuki açıdan çözümlenebilmesi adına illerde kurulu olan barolardan en az iki avukatın il hayvanları koruma kuruluna dahil edilmesi  gereklidir. Zira, mevcut hukuki bilgisinin yanında dış dünyada hayvan hakları konusunda aldıkları duyum ve ihbarları, il hayvanları koruma kurulunda çözüme kavuşturmak adına avukatların yararı tartışmasız olacaktır.   Tasarıdaki  haliyle, il hayvanları koruma kurulu tamamen idarenin insiyatif ve denetimindedir.  Aynı zamanda  takdir yetkisini de elinde bulunduran idare, buna  dayanarak yerel ya da merkezi idare tarafından uygulanabilecek muhtemel ihlallerin objektif bir bakış açısıyla eleştirilmesini ve dolayısıyla düzeltilmesini engelleyecektir. Hayvanların haklarının idareye karşı da korunması hayvanları korumayı amaç edinen bir kanunun olmazsa olmaz bir bölümünü teşkil etmektedir.    Vatandaşın ihbar ettiği hayvan hakları ihlalleri ve hayvanların korunmasına ilişkin projelerin bir hukukçu gözüyle incelenmesi, gerekirse bu hususta yol gösterilmesi kurulun işlerliğini arttıracaktır. Mevcut ya da muhtemel ihlallerin ihbarı sonucunda verilen takipsizlik  ve benzeri kararlar kurul açısından idari sorumluluk doğuracaktır. Bu nedenlerle,  ihbarların da bu konuda uzman hukukçularca da incelenmesi doğru olacaktır.         Mevcut Kanun Maddesi Üstünde Yapılması Tasarlanan Değişiklik Hayvanat bahçeleri         YürürlüktekiKanunMaddesi;   Hayvanat bahçeleri MADDE 22. - İşletme sahipleri ve belediyeler hayvanat bahçelerini, doğal yaşama ortamına en uygun şekilde tanzim etmekle ve ettirmekle yükümlüdürler. Hayvanat bahçelerinin kuruluşu ile çalışma usul ve esasları Tarım ve Köyişleri Bakanlığının görüşü alınmak suretiyle Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.     ÖNERİMİZ   Tasarı metninin 8. Maddesi; Hayvan haklarını koruyan bir yasada 22. Maddede belirtildiği şekliyle hayvanat bahçesi ve benzeri, hayvanın yaşam hakkını ihlal eden, hayvanı tamamen bir esaret içerisine sokan yapılanmaların kabulü mümkün değildir,  dolayısıyla  bu maddenin ilgili kanundan ve tasarıdan çıkarılması gerekmektedir.   GEREKÇE             Hayvan Hakları Evrensel Beyannamesinin 4. Maddesinin 1. ve 2. Bendinde belirtildiği üzere, "Yabani türden olan bütün hayvanlar,kendi özel ve doğal çevrelerinde, karada, havada veya suda yaşama ve üreme hakkına sahiptir. Eğitim amacı ile olsa bile,özgürlükten yoksun kılmanın her çeşidi bu hakka  aykırıdır." denilmektedir. Bu nedenle, hayvanların esaret altına alınarak, özgürlüklerinin kısıtlanması, vücut ve manevi bütünlüğünün ihlal edilmesine dair hükümlerin böyle bir yasa içerisinde konulması kabul edilemez.   Ayrıca 5199 sayılı yasanın 4. Maddesinin f bendine göre yabani hayvanların yaşam ortamlarından koparılmaması, doğada serbestçe yaşayan bir hayvanın yakalanıp özgürlüğünden mahrum bırakılmaması esastır". denilmektedir. Bu maddeye rağmen, kanuna yukarıda zikredilen maddenin de eklenmesi kanun içerisinde çelişki yaratmaktadır.   Halen faaliyette bulunan hayvanat bahçeleri ve benzeri oluşumların, sistematik ve kademeli olarak,  zaman içerisinde kapatılması gerekmektedir. Sistemik kapatma süreci içerisinde hayvanların öldürülmemesi esas alınmalıdır. Özgürlükleri ellerinden alınan ve doğal yaşantıdan koparılmış, hali hazırda bu ve benzeri yerlerde tutulan hayvanlara her türlü doğal ihtiyaçları sunulmalı, üretimleri durdurulmalı, bu hayvanların popülasyonu arttırılmamalı, yeni hayvanlar bu yerlere eklenmemelidir..                                             Mevcut Kanun Maddesi Üstünde Yapılması Tasarlanan Değişiklik Cezalar           YürürlüktekiKanunMaddesi;   Cezalar MADDE 28. - Bu Kanun hükümlerine aykırı davrananlara aşağıdaki cezalar verilir: a) 4 üncü maddenin (k) bendinin ikinci cümlesi hükmüne aykırı davrananlara, hayvan başına ikiyüzellimilyon lira idarî para cezası. b) 5 inci maddenin birinci, ikinci, üçüncü ve altıncı fıkralarında öngörülen hayvanların sahiplenilmesi ve bakımı ile ilgili yasaklara ve yükümlülüklere uymayan ve alınması gereken önlemleri almayanlara hayvan başına ellimilyon lira, yedinci fıkrasında öngörülen yükümlülük ve yasaklara uymayanlara hayvan başına yüzellimilyon lira idarî para cezası. c) 6 ncı maddenin birinci fıkrasına aykırı hareket edenlere hayvan başına beşyüzmilyon lira idarî para cezası. d) 7 nci maddede yazılan cerrahi amaçlı müdahaleler ile ilgili hükümlere aykırı davrananlara hayvan başına yüzellimilyon lira idarî para cezası. e) 8 inci maddenin birinci fıkrasında yazılı, bir hayvan neslini yok edecek müdahalede bulunanlara hayvan başına yedibuçukmilyar lira idarî para cezası; ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarına uymayanlara hayvan başına birmilyar lira idarî para cezası. f) 9 uncu maddede ve çıkarılacak yönetmeliklerinde belirtilen hususlara uymayanlara hayvan başına ikiyüzellimilyon lira; yetkisi olmadığı halde hayvan deneyi yapanlara hayvan başına birmilyar lira idarî para cezası. g) 10 uncu maddede belirtilen hayvan ticareti izni almayanlara ve bu konudaki yasaklara ve yönetmelik hükümlerine aykırı davrananlara ikimilyarbeşyüzmilyon lira idarî para cezası. h) 11 inci maddenin birinci fıkrasındaki eğitim ile ilgili yasaklara aykırı davrananlara birmilyarikiyüzellimilyon lira, ikinci fıkrasına aykırı davrananlara hayvan başına birmilyarikiyüzellimilyon lira idarî para cezası. ı) 12 nci maddenin birinci fıkrasına aykırı hareket edenlere hayvan başına beşyüzmilyon lira; ikinci fıkrasına aykırı hareket edenlere hayvan başına birmilyarikiyüzellimilyon lira idarî para cezası. j) 13 üncü madde hükümlerine aykırı davrananlara, öldürülen hayvan başına beşyüzmilyon lira idarî para cezası, aykırı davranışların işletmelerce gösterilmesi halinde öldürülen hayvan başına birmilyarikiyüzellimilyon lira idarî para cezası. k) 14 üncü maddenin (a), (b), (c), (d), (e), (g), (h), (ı), (j) ve (k) bentlerine aykırı davrananlara ikiyüzellimilyon lira idarî para cezası; (f) ve (l) bentlerine aykırı davrananlara hayvan başına ikimilyarbeşyüzmilyon lira idarî para cezası verilir, kesilmiş ve canlı hayvanlara el konulur. l) RTÜK'ün takibi sonucunda 20 nci maddeye aykırı hareket ettiği tespit edilen ulusal radyo ve televizyon kurum ve kuruluşlarına maddenin ihlal edildiği her ay için beşmilyar lira idarî para cezası. m) 21 inci maddeye aykırı hareket edenlere hayvan başına ikiyüzellimilyon lira idarî para cezası. n) 22 nci maddeye uymayanlara, hayvanat bahçelerinde kötü şartlarda barındırdıkları hayvan başına altıyüzmilyon lira idarî para cezası. o) 23 üncü maddeye aykırı hareket edenlere hayvan başına ikimilyarbeşyüzmilyon lira idarî para cezası. Bu maddenin (b) bendinde atıfta bulunulan 5 inci maddenin birinci, ikinci ve beşinci fıkraları ile (o) bendi dışında kalan fiillerin, veteriner hekim, veteriner sağlık teknisyeni, hayvan koruma gönüllüsü, hayvan koruma derneği üyeleri, hayvan koruma vakfıüyeleri, hayvan toplama, gözetim altına alma, bakma, koruma ile görevlendirilmiş olan kişilerce işlenmesi halinde verilecek ceza iki kat artırılarak uygulanır. Bu maddede yazılı idarî para cezaları, her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, o yıl için 4.1.1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesi hükümleri uyarınca tespit ve ilân edilen yeniden değerleme oranında artırılarak uygulanır.       ÖNERİMİZ Orman ve Su İşleri Bakanlığı'nca hazırlanan değişikliğe ilişkin tasarı kanuna aykırı eylemlere ilişkin düzenlenen cezaları kanunun ruhuna uygun şekilde düzenleyememiştir. Bu nedenle maddenin iyileştirilmesi önerilerimizi "Kanun"un 14 üncü ve 28inci maddesini esas alarak incelemeyi daha uygun buluyoruz. Kanunun "Cezalar" başlıklı bölümünde öngörülen yaptırımların ilk olarak Türk Ceza Kanunu kapsamına alınması gerekliliğini hatırlatmakla birlikte, tasarı metni üzerinden önerilen değişikliklere ilişkin görüşlerimiz şu şekildedir. Bu doğrultuda Hayvanları Koruma Kanunu'nun . Maddesinin ; b) 5 inci maddenin birinci, ikinci, üçüncü ve altıncı fıkralarında öngörülen hayvanların sahiplenilmesi ve bakımı ile ilgili yasaklara ve yükümlülüklere uymayan ve alınması gereken önlemleri almayanlara hayvan başına ellimilyon lira, yedinci fıkrasında öngörülen yükümlülük ve yasaklara uymayanlara hayvan başına yüzellimilyon lira idarî para cezası.   şeklindeki (b) bendinde belirtilen birinci, ikinci, üçüncü fıkralarında öngörülen cezaların idari para cezası olarak belirlenmesi, ancak miktarının 1.000-TL'den aşağı olamaz şeklinde düzenlenmesi gerekmektedir. Altıncı fıkrada belirtilen ihlaller ise hayvanın ruhsal ve bedensel bütünlüğüne tamamen aykrılık teşkil eden ihlaller olduğundan, fiili işleyen kişiye 6 aydan 1 yıla kadar hapis cezası verilmesi gerekmektedir.   GEREKÇE   İlgili fıkrada öngörülen ceza oldukça sembolik nitelikte ve caydırıcı olmaktan uzaktır. Kanun'un hak ihlallerini önleyici amaçlarını gerçekleştirmekten uzak bu cezaların arttırılarak, hayvan  sahiplerini, sorumsuz davranışlarından en azından ekonomik zararı düşünülerek, caydırıcı düzenlemelere gidilmesi gerekmektedir.Altıncı fıkrada belirtilen ihlal, hayvanın vücut ve manevi bütünlüğüne aykırılık teşkil etmektedir.  Ülkemizde bir çok hayvanın üreme yaşına  gelmeden üretildiği ,  ticari amaçlar nedeniyle ve  süreklilik arz edecek şekilde üremeye zorlandığı bilinmektedir. Hayvan popülasyonun kontrolsüz artmasına ve hayvan haklarına da aykırı olan bu eylemlerin hapis cezalarıyla cezalandırılması gerekmektedir.   ÖNERİMİZ Kanunun ve önerimizde değiştirilmesi teklif edilen 14. Maddesinin a bendine aykırılık teşkil eden eylemelere ilişkin olarak verilecek cezaların ;   a)    Bendi ;   ""Hayvanların yaşam hakkına saldırıda bulunmak, işkence yapmak, hayvanların bedensel sağlığını olumsuz yönde etkileyecek fiillerde bulunmak, cinsel taciz veya tecavüz fiillerinde bulunmak, dövmek, dövültürmek, onları terk etmek" şeklinde belirtilen fiillerin işlenmesi halinde hayvan başına üç yıldan az olmamak kaydıyla hapiz cezası verilmelidir."   ""Hayvanların ruhsal sağlığını olumsuz yönde etkileyecek fiillerde bulunmak, aç veya susuz bırakmak, gereken sağlık kontrollerini aksatmak, tedavilerini yaptırtmamak, yaşayabileceği alanlar dışında hayvan beslemek, sahibi olduğu ve bakımını üstlendiği hayvanlarla ilgilenmemek, gücünü aşan şekilde iş veya hizmetlerde kullanmak" şeklinde belirtilen fiillerin işlenmesi halinde hayvan başına bir yıldan az olmamak kaydıyla hapis cezası verilmelidir." şeklinde düzenlenmesi gerekmektedir.   ÖNERİMİZ Kanunun ve önerimizde değiştirilmesi teklif edilen 14. Maddesinin b-d-e-f-h-ı-k-m bendine aykırılık teşkil eden eylemelere ilişkin olarak verilecek cezaların ;   Hayvan başına 1.000-TL'den aşağı olmamak üzere idari para cezası düzenlenmeli, m bendi yukarıda açıklandığı üzere kanun metninden çıkarılması gerektiğinden dolayı burada bir düzenlemeye gerek duyulmamalı,  n bendi için hayvan başına 1.000-TL'den az olmamak kaydıyla idari para cezası veayrıca bir yıldan az olmamak kaydıyla da hapis cezası verilmelidir.   ÖNERİMİZ Kanunun 14. Maddesinin maddesinin l bendine aykırı davranan kişiler için öngörülen cezaların, kanun kapsamında ilgili bendin kaldırılması uygun görüldüğünden ve önerildiğinden bu hususta bir ceza tanımlaması yoluna gidilmesi gerekmemektedir.     ÖNERİMİZ   Tasarının 5. Maddesiyle eklenmesi düşünülen, o bendinde belirtilen fiillerin işlenmesi halinde, 14. maddenin a bendinde, hayvan öldürme fiili için öngörülen ceza yarı oranında arttırılır.   GEREKÇE Öncelikle bilinç sahibi canlılar olan ve insanlarla bilişsel iletişim içine girebilen hayvanların "mal" olarak tanımlanmasını doğru bulmadığımızı belirtmek isteriz. Bununla beraber, toplumda ve yasa koyucuda yaygın (ve yanlış) olarak hayvanların mal kavramının içinde yer aldığı görülmektedir. Hayvan öldürme fiilinin, failin siciline işlenmesi, kişilerin hayatlarından kolay kolay silinemeyecek etkilere sahip olacağından, potansiyel faillerin caydırılması da  sağlanacaktır. Ceza hukukunda, cezalandırmanın amaçlarından biri de toplumun failden korunmasıdır. Özellikle,  kasıtlı olarak bir hayvanı öldüren failin psikolojisi bakımından toplumda potansiyel tehlike oluşturduğu açıktır. Krimilojik veriler incelendiğinde bu tür suçların faillerinin, aynı fiili insana karşı işlemesinin oldukça  olası olduğu görülecektir. Bu doğrultuda, kasıtla işlenmiş hayvan öldürme fiilleri için hapis cezasının ön görülmesi ve her halükarda faile Ceza Muhakemeleri Kanunu'nda belirtilen" Koruma Tedbirleri"nden birine ve rehabilitasyona tabi tutulmasına hükmedilmesinin sağlanması gerekmektedir. İhmalle işlenmiş hayvan öldürme suçlarında da Koruma Tedbirlerinin yanında hapis ve adli para cezalarına hükmedilmelidir.Kasten öldürme kapsamında bulunan suçlara ilişkin cezalarda ise, kişiye TCK'nın erteleme hükümleri ve CMK'nun 231.maddesinde belirtilen hükümlerin uygulanmaması gerekmektedir. Kanun'un uygulandığıönceki dönemlere bakıldığında, yukarıda belirlenen asgari sınırların altındaki düzenlemelerin öldürme fiili açısından günlük hayatta bir farklılık yaratmadığı, faillerin aynı fiili tekrar tekrar işlediği ve çoğu cezalandırılmadığı, bazılarının da hükmedilmiş cezayı katlanılabilir görerek önemsemediği görülmektedir Bu nedenle, ceza kanununun hedeflediği doğrultuda caydırıcı ve islah edici cezaların öngörülmesi, ülkemizdeki ciddi hayvan hakkın ihlallerinin önüne geçilmesi yolunda önemli bir adım olacaktır .       ÖNERİMİZ Tasarı Madde 9-  "5nci madde içerisinde belirtilen fiillerin, veteriner hekim, veteriner sağlık teknisyeni, yerel hayvan koruma görevlisi, hayvan koruma derneği üyeleri, hayvan koruma vakfı üyeleri, hayvan toplama, gözetim altına alma, bakma, koruma ile görevlendirilmiş olan kişilerce işlenmesi halinde verilecek cezalar yarı oranında arttırılır. Ayrıca bu suçlardan hüküm giyenlerin, yukarıda sayılan kamu hizmetleri alanında bir daha çalışması önlenir. Bu kanun uyarınca verilen idari para cezaları,  tebliğ tarihinden itibaren bir ay içinde ödenir.şeklinde düzenleme yapılmalıdır.       ÖNERİMİZ Yukarıda ayrıntılı şekilde açıklandığı üzere yasaklı ırk deyiminin ve buna ilişkin düzenlemenin kaldırılması uygun görüldüğünden ayrıca bu maddeye ilişkin olarak herhangi bir düzenlemeye gerek yoktur.                                               TÜM BAROLAR HAYVAN HAKLARI KURUL VE KOMİSYONLARI ÇALIŞTAYI     HAYVAN HAKLARI KANUNU  GENEL ÇİZGİLERİNE İLİŞKİN ÖNERİLER     1.     Hayvanların haklarının düzenlendiği bir kanunun ismi de "Hayvan Hakları Kanunu" olmalıdır. 2.     Kanun metninde düzenlenecek maddelerin,  Türkiye Cumhuriyeti Devletinin de taraf olduğu Hayvan Hakları Evrensel Beyannamesine uygun olmasının sağlanması ve temel eşitlik prensibince gözetilmesi gerekmektedir. 3.     Hayvan haklarının anayasal güvence altına alınması konusunda, anayasa bazında çalışma yapılması gereklidir. 4.     Kanunun yürütülmesi ve işlerlik kazanması amacıyla Hayvan Hakları Bakanlığı kurulmalıdır. Bu konuda İstanbul Milletvekili Sn. Mahmut TANAL tarafından verilen 07.03.2014 tarih ve 2/2052 Esas sayılı kanun teklifi de dikkate alınmalıdır. 5.     Kanunun amaç kısmında, hayvanın doğuştan gelen haklara sahip olduğunun belirtilmesi ve teminat altına alınması gerekmektedir. 6.     Kanunda belirtilen tanımlar içerisinde hayvan tanımının yapılması, bu tanımda duygu, algı, his ve bilince sahip olan canlı bir varlık olduğunun kabul edilmesi gerekmektedir. Hayvanı bir mal olarak tanımlayacak hiçbir maddeye kanunda yer verilmemeli, ayrıca hayvanı hukuk önünde bir birey olarak tanımlayacak düzenlemeler yapılmalıdır. 7.     Kanunda belirtilen tüm tanımların, tıbbi ve teknik literatüre göre tekrar gözden geçirilerek, yeniden düzenlenmesi gerekmektedir. 8.     Kanunda belirtilen ilkelerin yukarıda sayılan maddeler çerçevesinde tekrar düzenlenmesi gereklidir. 9.     Hayvanların sahiplenilmesi konusunda,  sahiplenecek kişilere uygulanabilir, hayvan hakkını koruyan ödevler yüklenmeli, bu ödevler açıkça belirlenmeli ve gerektiği şekliyle yerine getirmeyenlere de yaptırım uygulanması konusunda maddeler düzenlenmelidir. 10.Hayvan satışı yapan yerlerin tasarıda gerekçelendirildiği üzere ve belirtilen sınırlarla önlenmesi gereklidir. 11.Hayvanların terk edilmesi engellenmeli, terk iradesi ve ihtimali bulunan kişilerin hayvan sahiplenmesinin önüne geçilmelidir, bu konuda caydırıcı yaptırımlara yer verilmelidir. 12.Kanunda "sahipsiz" olarak tanımlanan hayvanların kamu güvencesi altında olduğu kabul edilerek, kamu kurum ve kuruluşlarına sorumluluk yükleyen düzenlemeler yapılmalıdır. 13.Kanunda "sahipsiz" olarak tanımlanan hayvanların yürürlükteki 5199 sayılı kanunda olduğu şekliyle zarar vermeden alınarak, kısırlaştırılmalı, gerekli aşıları yapıldıktan sonra alındığı ve alıştığı bölgeye en kısa süre içerisinde bırakılmasına dair 6. maddede bulunan hükümler korunmalıdır. Toplama sırasında hayvan hakkı ihlaline sebep olacak her türlü araç ve uygulama, yasaya eklenecek bir ifadeyle kesin olarak yasaklanmalıdır.  Ek olarak kısırlaştırma öncesi yapılacak toplamalarda Veteriner Hekimin fiziken bulunması istisnasız olarak zorunluluk haline getirilmeli, kısırlaştırma işlemlerinin tam teşekküllü ameliyathanelerde, ehil ve cerrahi deneyimi olan veteriner hekimler tarafından yapılması sağlanmalı, hak ihlallerini önleyici tedbirlerin alınması, hayvanın yaşına, sağlık durumuna göre kısırlaştırma kararının verilmesi açısından düzenleme yapılmalıdır. 14. Hayvan deneyleri açıkça yasaklanmalıdır. Bu konuda tasarının değerlendirme metninde belirtilen gerekçeler ve  Hayvan Hakları Evrensel Beyannamesi gözönüne alınmalıdır. 15.Hayvanlara etolojisine, doğasına, vücut ve ruhsal bütünlüğüne aykırı eğitim verilmesi yasaklanmalıdır. Hayvanları her ne sebeble olursa olsun dövüştürmek, boğuşturmak, yarıştırmak, güreştirmek ve bunun gibi hayvanın vücud ve ruhsal bütünlüğüne aykırı fiillerin istisnasız olarak yasaklanması gerekmektedir. 16.Tıbbi gereklilik ve zorunluluk dışında,  hayvanların hangi gerekçeyle olursa olsun cerrahi müdahaleye tabi tutulmamasının düzenlenmesi gerekmektedir. 17.Yürürlükteki kanunun 14. Maddesinde belirtilen yasakların, kanun tasarısı değerlendirme metninde belirtildiği şekliyle, hayvanlara karşı işlenen suçların 5237 sayılı yasada düzenleme yapılarak bu kapsama alınması konusunda ivedi olarak çalışma yapılması, tarafımızca teklif edilen ceza alt sınırları ve arttırım oranları hiç değiştirilmeden ve aynen kanun metnine eklenmelidir. Ayrıca bu konuda Balıkesir Milletvekili Sn. Namık HAVUTÇA tarafından verilen 28.02.2014 tarih ve 2/2042 Esas sayılı kanun teklifi de dikkate alınmalıdır. 18.Irklar bazında yapılan yasaklamalar kaldırılmalı, bu tarihe kadar el konulan sahipli hayvanların iadesi sağlanmalı, sahipsiz konumda olanların ise en kısa süre içerisinde sahiplendirilmesi konusunda yasal düzenleme yapılmalıdır. 19.İl Hayvanları Koruma Kurullarına,  tasarı değerlendirme metninde de önerdiğimiz üzere baroların katılımcı olması sağlanarak, Kurulun mevcut işleyişine işlerlik kazandıracak bir yapı oluşturulması zorunludur. 20.Kanunun denetimine ilişkin maddeye ek olarak, denetimin objektifliğin ve gerçekliğinin sağlanabilmesi amacıyla hayvan  bakımevlerinin kamera sistemleriyle izlenerek, kayıt altına alınması zorunluluğunun getirilmesi, hayvansever ve gönüllülerin denetim mekanizmasına katılacağı şekilde düzenleme yapılması gerekmektedir. Denetim amacıyla tutulan kayıtların kamuya açık hale getirilmesi, bu kayıtların ilgili idarelerin web sitesinde yayınlanması da  zorunluluk haline getirilmelidir. 21.Hayvansever ve gönüllülerin kamuya açık alan olarak tanımladığımız hayvan bakımevlerine girişleri konusunda serbestlik tanıyan hükümler kanun metninde yer almalıdır. Bu düzenlemeler doğrulusunda  keyfi kısıtlamaların getirilmesi önlenmelidir. 22.Kanunun mali destek maddesine ek olarak, bakanlıkça hazırlanan ve hayvanlar için harcanması öngörülen bütçenin web sitelerinde yayınlanmasını sağlayan düzenlemeye yer verilmelidir. 23.Hayvan haklarına saygı duyma bilinci ve hayvan sevgisinin oluşabilmesi için kanunun 20. Maddesinde düzenlenen eğitime ve eğitici yayınlara ilişkin maddelere işlerlik kazandırılması sağlanmalıdır. Ayrıca bu konuda Malatya Milletvekili Sn. Veli AĞBABA tarafından sunulan07.03.2014 tarih ve 2/2050 Esas sayılı kanun teklifi de dikkate alınarak, Milli Eğitim müfredatına bu konulardaki eğitim hükümlerinin konulması zorunluluk haline getirilmelidir. RTÜK'e  bu konuda  denetimlerin yapılması konusunda zorunluluk getirilmeli, yapılmaması halinde ilgili idareye yaptırım uygulanması doğrultusunda  düzenleme yapılmalıdır. Kamuspotu olarak ayrılan eğitici reklam bölümlerinde, bu konudaki reklamların yayınlanması sağlanmalıdır. Hayvanlara ilişkin yayınlarda bu maddeyle hedeflenen konulara aykırı yapılan yayınlar da  engellenmelidir. 24.Kanunun, trafik kazaları başlıklı maddesine "hayvanın tedavi edilmesini sağlamak" cümlesinin eklenmesi  gerekmektedir. Kanunda belirtildiği şekliyle "sahipli ya da sahipsiz" hayvanın kazaya maruz kalması halinde, trafik sigortaları çerçevesinde çalışma yapılarak, tedavi ücretlerinin bu fondan ödenmesi  yönünde ivedi bir düzenleme zorunludur. Zira, bir çok kaza sonrasında failin ödemek zorunda kalacağı masraf nedeniyle yaralı hayvanları ölüme terk etmekte olduğu bir gerçektir. Bu gibi olumsuz durumların yaşanmaması adına, bağlantılı kanunlar çerçevesinde de çalışma yapılmalı, bu kanun metnine "sahipsiz hayvanların tedavi masrafları trafik sigortası tarafından karşılanır" ibaresi eklenmelidir. 25.Hayvanat bahçelerine ilişkin olarak,  tasarı değerlendirme metnindeki gerekçelerimiz dikkate alınmalı ve sistematik kapatma yoluna acilen gidilmelidir. Başta sirk ve yunus parkları adıyla kurulan yerler olmak üzere hayvanın özgürlüğünü kısıtlayan benzeri yerlerin kurulması önlenmeli, kurulu olanların ise kısa süre içerisinde sistematik kapatma yöntemiyle faaliyetleri durdurulmalıdır. Yurtdışında kurularak yalnızca gösteri amacıyla ülkemize gelen hayvanlı sirklerin ve benzeri yerlerin ülke içerisinde bu tip faaliyetlerde bulunması yasaklanmalıdır. 26.Evlerde hayvan beslenmesine ilişkin herhangi bir yasak,  yönetim planı adı altında düzenlenen belgelerde öne sürülemez. Yıllar öncesinden kalan ve  yönetim planlarına çiftlik ve kümes hayvanlarının kent yaşantısına sokulmaması amacıyla düzenlenen  fikrin, uygulama alanı kalmaması rağmen kötü
Diğer Haberler