BARODAN HABERLER

Türk kadını; Cumhuriyet ile hak ettiği.....

767 görüntülenme
04/12/2013
Türk kadını; Cumhuriyet ile hak ettiği.....
Bilindiği üzere Türk kadını 5 Aralık 1934 tarihinde genel seçimlere katılma, milletvekili seçme ve seçilme hakkına kavuşmuştur. Türk Kadınına Seçme ve Seçilme Hakkının verilmesiyle, Türkiye Cumhuriyeti dünyaya öncülük edecek bir karara imza atmıştır. Fransa 1944, İtalya 1948, Japonya 1950, İsviçre 1971 yılında kadınlarına bu hakkı bizden sonra tanımıştır. Ancak, aradan geçen yıllar içerisinde TBMM'de, eşit temsil ve katılım anlamında ülkemizin gerilediği görülmektedir. Anayasanın 10. maddesine göre: "Kadınlar ve erkekler eşit haklara sahiptir. Devlet, bu eşitliğin yaşama geçmesini sağlamakla yükümlüdür. Bu maksatla alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı olarak yorumlanamaz." düzenlemesi kadın-erkek eşitliğini perçinlemesi yönüyle yerindedir. Ancak bu eşitliğin kağıt üzerinde kalmaması, toplumsal yaşantının her alanına yansıması gerekmektedir. 90 yıl önce kurulan Cumhuriyetimiz ulusal egemenlik temeline dayandırılmış ve yapılan devrimlerle ümmet'ten ulusa, kul'dan yurttaşa kararlı bir dönüşüm sağlanmıştır. Cumhuriyetin ilk on yılında birbiri ardına yapılan devrimlerle; ulusu çağdaş uygarlık düzeyine ulaştırmak, akla bilime dayalı laik eğitim ve yönetim oluşturmak, kadın erkek eşitliğini sağlamak ve demokratik bir devlet yapısı oluşturmak amaçlanmış ve devrimler büyük bir kararlılıkla yaşama geçirilmiş böylece, Türk Kadını; Cumhuriyet ile hak ettiği gerçek kimliğine kavuşmuştur. Kuzey Avrupa ülkeleri ile Nikaragua, Küba gibi sosyalist mücadelenin yükseldiği ülkelerde, kadının parlamentodaki temsili oranı yüzde 40'ın üzerindedir. Kadının siyasi temsilinin görece yüksek olduğu diğer ülkelerin çoğunun, yine Avrupa ve sosyalist mücadele geleneği olan çevre ülkeler olduğu dikkat çekiyor. Türkiye ise 78 kadın milletvekili ile TBMM'de yüzde 14 oranında kadınlarımızın temsil olanağı bulabildiği bir ülke konumundadır. Özellikle siyasi temsilde kadınlarımızı vitrin malzemesi olmaktan çıkartmak gerekmektedir. Kadınlarımızın parlamentoda temsil oranı yüzde 14'tür. Dünyada kabul edilen 190 devlet arasında temsil oranı sıralamasında ise 88. sıradayız. Yerel yönetimlerde Türkiye'nin 3379 il genel meclis üyesi var, bunların sadece 110'u kadındır. İl, ilçe, belde belediye başkanlıklarının toplamı 2948 olup, 27'si kadın, 16 Büyükşehir Belediyesi'nde ise hiç kadın başkan yok. Kadınlarımızın, bedeni, giyim tarzı, özel yaşamı üzerinden bir siyaset anlayışı artık son bulmalıdır. Siyaseti kadınlara kapalı bir kurum haline dönüştürmekten kaçınmalıyız. Kadınları bu manada bir oy potansiyeli olarak görmemek gerekir. Eğitimden, çalışma hayatına toplumun tüm katmanlarında kadın olmalıdır ve olacaktır. Adana Barosu olarak bu düşünceyi kendi kurul ve komisyonlarımızda uygulamakta olduğumuz için mutluyuz. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, eşdeğer işlerde çalışan kadınlar, erkeklerin ancak yüzde 46'sı kadar ücret almaktadır. Türkiye ekonomisinin son on yılda yakaladığı hızlı büyüme oranlarının, istihdama özellikle ise kadın istihdamına aynı ölçüde yansımadığı görülmektedir. Yine TÜİK'in son olarak yayınladığı Temmuz 2013 verilerine göre, Türkiye genelinde kadınların işgücüne katılım oranı yüzde 31,6 olarak gerçekleşti. Yani çalışma yaşındaki her yüz kadından 31'i istihdam edilmektedir. Kadınların yüzde 19'u okuma yazma bilmemektedir. Sağlık ve sosyal güvenceleri bulunmamaktadır. Türkiye 2013 yılında; Demokrasinin temel kriteri olan kadın erkek eşitliğinde en gerilerdedir. 136 ülke arasında 120. Sırada. Ülkemizde kadına şiddet, kadın cinayetleri sayısı her gün artıyor. Çocuk gelinler sorunu geleceği karartmaya devam ediyor. Kadın istihdamı giderek düşüyor. Devlet eliyle evlilik ve en az üç çocuk için maddi destek politikası sürüyor. Kadın sadece ailenin bir unsuru olarak görülüp BİREY olarak dikkate alınmadıkça, yasada eşitlik olsa da, yaşama geçirilemiyor. Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün 1935 yılında yaptığı konuşmada: "Türk kadını bu sefer de milletvekili seçme ve seçilme suretiyle haklarının en büyüğünü elde etmiş bulunuyor. Medeni memleketlerin birçoğunda kadından esirgenen bu hak, bugün Türk kadının elindedir ve Türk kadını onu yetki ve liyakatla kullanacaktır." diyerek Ulusal Kurtuluş Savaşı'na her türlü katkısını koyan Türk kadınının, Cumhuriyet rejiminde de önemli görevlerin üstesinden geleceğine olan inancını ortaya koymuştur. Kadınlarımızın, çağdaş demokrasilerdeki gibi daha yüksek oranlarda temsil edilebildiği bir TBMM özlemiyle bu anlamlı günü en içten duygularımla kutluyorum, kamuoyuna saygılarımla sunarım. Av. Mengücek Gazi ÇITIRIK Adana Baro Başkanı
Diğer Haberler