BARODAN HABERLER

SOMA MADEN KATLİAMININ 4. YILINDA HAYATINI KAYBEDEN 301 İŞÇİMİZİ SAYGIYLA VE RAHMETLE ANIYORUZ.

117 görüntülenme
13/05/2018
SOMA MADEN KATLİAMININ 4. YILINDA HAYATINI KAYBEDEN 301 İŞÇİMİZİ SAYGIYLA VE RAHMETLE ANIYORUZ.

Türkiye tarihinde gerçekleşmiş en büyük işçi katliamının yaşandığı Manisa'nın Soma ilçesinde 301 madencinin hayatını kaybetmesinin üzerinden tam 4 yıl geçti.

Manisa'nın Soma ilçesi Eynez mevkisinde Soma Kömür İşletmeleri A.Ş. tarafından işletilen ocakta 13 Mayıs 2014'te çıkan yangında, galerilerin dumanla dolması sonucu 301 madenci yaşamını yitirmiş, 162 işçi kurtarılmıştı.

Adana Baro Başkanımız Av. Veli Küçük, yaptığı yazılı açıklamada,yaşanan faciadan ders alınmadığına dikkat çekti ve sorumlular hakkında en ağır şekilde ceza verilmesini istedi.

"Soma Maden faciasında şirket üst düzey yöneticileri ve iş güvenliği uzmanlarının olası kast ile öldürme, diğer sanıkların ise bilinçli taksirle öldürme suçlarından yargılanmaları son derece önem taşımaktadır. Sorumlular daha fazla zaman geçmeden hak ettikleri cezaları almalıdır.

Katliamın birinci dereceden sorumluları buna fıtrat dese de herkes biliyor ki bu bir iş cinayetidir, katliamdır.

En temel sorun, insanın ve insan emeğinin en ucuz maliyet olarak görülmesidir.

Türkiye iş kazalarında Avrupa birincisi, Dünya üçüncüsüdür. Türkiye’deki iş cinayetlerine baktığımızda her yıl en az iki Soma katliamımın yaşandığını görüyoruz.

Soma'da katledilen 301 emekçiyi, "Oğlum yüzme bilmezdi, suyun içinde ne yaptı?" diye soran Ayşe Ana'yı, "Çizmelerimi çıkarayım, sedye kirlenmesin" diyen madenciyi unutmadık.

Bugün işçiyi her türlü korumadan uzak bırakan, mühendis ve hekimi iş kazaları tazminatlarından sorumlu tutan, işvereni ve iş yaşamını denetlemekten sorumlu olan devleti ise her türlü sorumluluktan arındıran bir politika ile karşı karşıyayız.

Bilimi ve tekniği hiçe sayan siyasi iktidar, gerekli düzenlemeleri, denetimleri yapmak yerine “işçinin kaderi”, “işin fıtratı” şeklindeki ifadelerle gerçeğin üstünü örten, art niyetli bir yaklaşım sergilemektedir.

İş cinayetlerinin son bulması, ancak ve ancak işçilerin, emekçilerin ve tüm halkımızın kendilerini ilgilendiren tüm konularda söz, yetki ve karar hakkının olduğu eşit, özgür ve demokratik bir Türkiye ile mümkündür.

Olay ile ilgili bir an evvel sorumluların hak ettikleri cezaları alarak ailelerin ve kamuoyu vicdanının rahatlatılmasını diliyoruz.Kamuoyuna saygıyla sunarım.”

Diğer Haberler