BARODAN HABERLER

SİYASİ İKTİDARIN MESLEK KURULUŞLARININ YAPILARININ DEĞİŞİKLİĞİNİ YENİDEN GÜNDEME GETİRMESİ ÜZERİNE BAROMUZ, KESK VE SİVİL TOPLUM ÖRGÜTLERİ İLE BİRLİKTE ORTAK BASIN AÇIKLAMASI YAPTI

390 görüntülenme
01/06/2020
SİYASİ İKTİDARIN MESLEK KURULUŞLARININ YAPILARININ DEĞİŞİKLİĞİNİ YENİDEN GÜNDEME GETİRMESİ ÜZERİNE BAROMUZ, KESK VE SİVİL TOPLUM ÖRGÜTLERİ İLE BİRLİKTE ORTAK BASIN AÇIKLAMASI YAPTI

SİYASİ İKTİDARIN MESLEK KURULUŞLARININ YAPILARININ DEĞİŞİKLİĞİNİ YENİDEN GÜNDEME GETİRMESİ ÜZERİNE BAROMUZ, KESK VE SİVİL TOPLUM ÖRGÜTLERİ İLE BİRLİKTE ORTAK BASIN AÇIKLAMASI YAPTI

GENEL SEKRETERİMİZ AV. SEMİH GÖKAYAZ:

“BİZİM KİMLİĞİMİZ, AVUKATLIK KİMLİĞİDİR”

Siyasi iktidarın, Anayasa’nın 135. maddesi uyarınca kurulmuş olan bütün kamu kurumu niteliğindeki özerk meslek kuruluşları hakkında demokrasi ile bağdaşmayacak bir mevzuat değişikliğini tekrar gündeme getirmesi üzerine Baromuz ve KESK Adana Şubeler Platformu’nun çağrısıyla yapılan basın açıklaması Heykelli Park’ta gerçekleştirildi.

Basın açıklamasına Cumhuriyet Halk Partisi Adana Milletvekilleri Burhanettin Bulut, Müzeyen Şevkin, Ayhan Barut ve Orhan Sümer, Baro Genel Sekreterimiz Av. Semih Gökayaz, Sayman Yönetim Kurulu Üyemiz Av. İlknur Önal Tarkan, Yönetim Kurulu Üyelerimiz Av. Miyesser Erselan Önenli, Av. Nevzat Elçi ve Av. Mert Kuşdemir ile çok sayıda meslektaşımız ile TMMOB, DİSK, Adana Tabip Odası, İnsan Hakları Derneği Adana Şube Başkanı Av. İlhan Öngör ile siyasi partilerin temsilcileri katıldı.

Baro Genel Sekreterimiz Av. Semih Gökayaz da burada yaptığı konuşmada; yapılması düşünülen düzenleme ile hedeflenen amaç; savunmanın bağımsızlığını yok etmek, baroları bölmek, farklı/çoklu yapılarda bölemezlerse kendi içlerinde bölmek olduğuna dikkat çekti.

“AVUKATIN MESLEKİ YAŞAM HAKKI; SAVUNMANIN BAĞIMSIZLIĞIDIR…”

Konuşmasında ; “Korona tedbirleri sürecinde adliyeler halen kapalıyken, avukatların yaşadıkları ekonomik zorluklar, maruz kalınan fiili saldırılar, hukuk fakültesi sayısındaki hesapsız artışlar devam ederken olağanüstü bir dönemde konu yine baro seçimleri oldu. Dert ne ve bu dert kimin derdi.

Geçen hafta AK Parti grup başkanı ve iki grup başkanvekili baro seçimlerine ilişkin düzenleme konusunda hazırlık yapıldığını, çoklu baro ve nispi temsil şeklinde alternatifli taslak hazırladıklarını duyurdular.

Öncelikle şunu belirtmek gerekir ki; son yıllarda “yaşadığımız hukuk”, üniversitelerde “okuduğumuz hukuka” hiç benzemiyor. Bizim bildiğimiz kanunlar soyut olur, genel olur, eşit olur, iktidar yararı değil kamu yararı gözetilir, elde hesap makinesiyle şunu yapsak ne olur bunu yapsak ne olur mantığıyla kanun yapılmaz. Gündelik, amaca hizmet etsin diye kanun yapılmaz. Kanun gizli kapaklı yapılmaz, şeffaf olur, muhataplarıyla görüşülür, fikirleri alınır. 3000 yıllık bir mesleğin kaderi, kapalı kapılar ardında belirlenmez.

“KOLTUK DEĞNEĞİ ROLÜ REVA GÖRÜLMEKTEDİR”

Grup sözcülerinin açıklamalarına baktığımızda yapılması düşünülen düzenleme ile hedeflenen amaç; savunmanın bağımsızlığını yok etmek, baroları bölmek, farklı/çoklu yapılarda bölemezlerse kendi içlerinde bölmek...

Avukatlığın bağımsızlığı sayesinde savunma, yargının kurucu unsurudur. Yapılması düşünülen düzenleme ile bağımlı barolar oluşturularak bırakın kurucu unsur olmayı, avukatlara koltuk değneği rolü reva görülmektedir.

“AVUKAT HERKESE KARŞI BAĞIMSIZDIR”

Avukat, bağımsızdır, herkese karşı bağımsızdır. Avukatlığın gücü de buradan gelir. Her avukatın bir dünya görüşü, bir yaşam felsefi vardır, fakat önceliği avukatlıktır, mesleğini ifa ederken bağımsızlığıdır. Baroların mevcut seçim sistemi ile tüzel kişiliği olmayan gruplarla seçime gidip bir sonraki seçime kadar seçim konusu gündemden kalkarken şimdi yapılması düşünülen düzenleme ile avukatların siyasi görüş, kimlik ve bölgecilik üzerinden çok sert şekilde gruplaşmaları ve mümkünse kendi içlerinde kavga etmeleri amaçlanmaktadır. Kendi içlerinde kavga etsinler ki iktidar sahiplerini laf söyleyecek mecalleri kalamasın. Nasıl herkesin meşrebine göre birden fazla adliye, birden fazla Yargıtay veya Danıştay olamayacağına göre birden fazla baro da akla, mantığa, hukuka ve vicdana aykırıdır.

Avukatlık mesleği hepimizin ortak kimliğidir, menfaatidir. Hiçbir meslektaşım bu hakkından vazgeçmesin. Dönemin siyasi iklimine kimse kanmasın.

Mesleğe ömrünü vermiş Av.Semih Güner, “Avukatlık Hukuku” isimli kitabında durumu çok güzel özetliyor; günümüzde “cezalandırma kudreti” ve “savunma”, biri diğerinin varlığını sorgulayan, sarsan, tehdit eden iki zıt güç olarak gelişmekte, bu kapsamda savunma, cezalandırma kudretinin karşı gücü; cezalandırma kudreti de savunmanın karşı gücü olarak görülmektedir. Bu nedenledir ki, insanlık tarihi boyunca iktidar gücünü elinde tutanlar, toplum düzeninde adaleti sağlayacağı umulan “yargı”nın örgütlenmesinde ve işleyişinde “savunma”yı dışlamışlar, onun bağımsız bir güç olarak yapılanmasının önüne tükenmez engeller dikmişlerdir.”

Geldiğimiz süreçte “cezalandırma kudreti” sahipleri, bağımsız savunmayı sadece dışlama değil, bölerek, parçalayarak, avukatları kendi aralarında kavga ettirerek ortadan kaldırmanın hesaplarını yapmaktadır.

Gün dayanışma günüdür.

“BİZİM KİMLİĞİMİZ, AVUKATLIK KİMLİĞİDİR”

Ülkede onca hukuksuzluk yaşanırken bağımsız savunmanın temsilcileri olarak bizi kavgaya, ayrışmaya, bölünmeye itecek tuzaklara düşecek durumda değiliz.

Tüm avukatlar omuz omuza verecek ve bağımsız savunmanın temsilcisi olma onurundan asla vazgeçmeyeceğiz.”

Basın açıklamasını okuyan KESK Adana Şubeler Platformu Dönem Sözcüsü Mehmet Çelik, iktidarın hukuksuz ve bilim dışı uygulamalarına karşı çıkan baro ve meslek kuruluşlarının iç işleyişine müdahale ederek toplumsal muhalefetin sesinin kısılmak istediğini belirtti.

“ÜLKE DARBE HUKUKU İLE YÖNETİLİYOR”

Belediyelere kayyum atanması uygulamasının emek ve meslek örgütlerine bu yöntemle uygulanmak istediğini ifade edilen açıklamada; “Bu girişimler başta 12 Eylül olmak üzere darbe hukukunun yöntem, anlayış ve zihniyetinin ürünüdürler. Kendisine karşı her eleştiriyi ‘darbeye çağrı’ olarak çarpıtan, mağduriyet algısı yaratmak isteyen iktidar bu girişimiyle darbe hukuku ile ülkeyi yönettiği gerçeği ile bir kez daha suçüstü yakalanmıştır. Ancak iktidar şunu da aklından çıkarmamalıdır ki, darbeciler ve darbe hukuku eninde sonunda kaybederken ülkemizi güzel günlere taşıyanlar, taşıyacak olanlar demokrasiye, temel hak ve özgürlüklere sahip çıkanlar, bunun için bedeller ödemekten kaçınmayanlardır. İktidarın emek ve meslek örgütlerine müdahale girişimlerini kınıyor, bu tür girişimlere derhal son verilmesini istiyoruz” ifadelerini kullanıldı.

Diğer Haberler