BARODAN HABERLER

KADIKÖY'DE POLİSİN LİSE ÖĞRENCİLERİNE SERT MÜDAHALESİNE VE GÖZALTINDA DARP ETMESİNE DAİR AÇIKLAMA.

207 görüntülenme
09/06/2018
KADIKÖY'DE POLİSİN LİSE ÖĞRENCİLERİNE SERT MÜDAHALESİNE VE GÖZALTINDA DARP ETMESİNE DAİR AÇIKLAMA.

KADIKÖY'DE POLİSİN LİSE ÖĞRENCİLERİNE SERT MÜDAHALESİNE VE GÖZALTINDA DARP ETMESİNE DAİR AÇIKLAMA.

BARO BAŞKANIMIZ AV. VELİ KÜÇÜK; 
“YAPILANLAR İŞKENCEDİR VE İNSANLIK SUÇUDUR”

Lise Öğrencileri Birliğinden öğrencilerin 2017-2018 eğitim döneminin son günü Türkiye’deki siyasi iktidarın karnesini açıklamak için Kadıköy Bahariye Caddesinde yaptığı gösteriye kolluk büyük bir tahammülsüzlük göstererek çok sert müdahalede bulundu.

“Karneler sizin, gelecek bizim!” çağrısıyla protesto gösterisi yapan 30’a yakın lise öğrencileri gözaltına alınmaları esnasında ve gözaltı aracında polisin saldırısına maruz kaldı, ters kelepçeli, coplu saldırı ile darp edilen öğrenciler çeşitli yerlerinden yaralandılar.

Liseli öğrenciler, gecenin ilerleyen saatlerinde Yoğurtçu Çocuk Karakolu'ndan serbest bırakıldı.

Türkiye'nin evrensel kurallara dayanan demokratik hak ve özgürlüklerinin göz ardı edilip, yok sayıldığını söyleyen Baro Başkanımız Av. Veli Küçük, ”Düşüncelerine, söylemlerine katılalım veya katılmayalım hiç fark etmez kendilerini ifade etmek için protesto gösterisi yapan gençlere, lise öğrencilerine çok sert polis saldırısı, ters kelepçe ve coplarla darp edilmeleri kabul edilemez.

Bu yaklaşım polis devleti uygulaması, otoriter-totaliter bir yaklaşım ve yaratılmak istenen korku imparatorluğu düzeninde öğrenciler üzerinden topluma verilmek istenen korku ve endişe ortamı mesajıdır. Yapılan uygulama basit bir saldırı veya darp değil, kolluk güçleri ve devlet eliyle yapılan bir işkencedir. İşkence de insanlık suçudur.

Şiddete dönüşmeyen ve kamuya zarar vermeyen hiçbir gösteri ve yürüyüş engellenemez, kaynağını Anayasa’mızdan ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinden alan en temel demokratik haklardandır. Bu nedenle hukuka aykırı davranın, ters kelepte, darp, coplu dayak ve işkence nedeni ile bu davranışı yapan polisler ve amirleri hakkında derhal yasal soruşturma başlatılmasını, sorumluların görevden alınmalarını, cezai işlemler yapılmalıdır.

Bu görüntü siyasi iktidarın hiçbir eleştiriye tahammül etmemesinin, hak ve özgürlükleri, hukuk devleti, hukukun üstünlüğü içselleştirmemesinin, aynı zamanda kısa süre evvel polise suçlu olduğunu düşündüğünüz kişilerin ayaklarını kırın, sorumluluğu da bana atın ortaçağ zihniyetini ortaya koyan İçişleri Bakanının söylemlerinin yaşama geçmesidir. İçişleri Bakanı gerek söylemleri ve gerek ortaya konulan bu tablo karşısında istifa etmelidir.” dedi.

Diğer Haberler