BARODAN HABERLER

"HAKİMİ HUKUKÇU OLMAYAN YARGIYLA ADALET SAĞLANAMAZ”

97 görüntülenme
11/07/2018

BAROMUZDAN KHK İLE İDARİ YARGI HAKİMİ OLMADA HERHANGİ BİR 4 YILLIK FAKÜLTE DİPLOMASININ YETERLİ SAYILMASI DÜZENLEMESİNE BÜYÜK TEPKİ.

BAŞKANIMIZ AV. VELİ KÜÇÜK;

"HAKİMİ HUKUKÇU OLMAYAN YARGIYLA ADALET SAĞLANAMAZ”

Resmi Gazetede yayımlanan 703 numaralı Kanun Hükmünde Kararname ile hakim olma koşullarında değişik yapıldı. Bu düzenlemeye göre, idari yargıda hakim olmak için herhangi bir 4 yıllık üniversite diploması yeterli olacak.

Baro Başkanımız Av. Veli Küçük yaptığı açıklamada “703 sayılı KHK' nın 136/a maddesine göre herhangi bir 4 yıllık lisans diploması olan kişinin idari yargıç olabileceğini” ifade etti.

Açıklamasında, olağanüstü hukuksuzlukların yasal hale getirilmeye çalışıldığını, KHK’ların Anayasa Mahkemesi’nin yetkisizlik kararından sonra anayasa hükmü gibi değerlendirildiğini, ülkemizde son yayınlanan 703 sayılı KHK ile; idari hakim olabilme şartlarında değişikliğe gidilmesinin kabul edilemez olduğunu, hakimi hukukçu olmayan yargıyla adaletin sağlanamayacağını bildirdi.

Baro Başkanımız Av. Küçük, şunları söyledi:

"Olağan yasalaşma süreci yaşanmadan ve tartışılmadan son dönemlerde yaygın olduğu gibi gece yarısı yayınlanan bir kanun hükmünde kararnameyle idari yargıda hakim olmak için hukuk fakültesi mezunu olma şartı aranmaksızın herhangi bir 4 yıllık fakülte mezunu olmayı yeterli kılan düzenleme yargı mekanizmasını ve adaleti dinamitlemektir.

Halk egemenliğinin temel tecelli noktası Türkiye Büyük Millet Meclisinin devre dışı bırakılarak, ülkemiz ve toplumumuz açısından böylesine önemli ve ciddi konularda, terörle mücadele ile hiçbir ilgisi olmayan idari yargı hakimliği şartlarında değişiklik yapılması Anayasa ihlali ve hukuka aykırı bir uygulamadır.

Halk ve yurttaş nezdinde hukukçular eliyle yürütülen, ancak son dönemlerde siyasi iktidarın liyakat esasına gözardı etmenin ötesinde kadrolaşma mantığı ile baktığı yargıya dahi toplumun % 80’lerde güvensiz olduğu ülkemizde, bir de idari yargıda böyle bir tasarruf ne bir fiili ve hukuki gerekliliktir, ne de ülkemize, topluma ve adale fayda sağlamayacaktır. Bu evrensel kurallara aykırı düzenlemeden tez elden dönülmelidir.

16 Nisan Anayasa değişikliği referandumu ve 24 Haziran seçimlerinden sonra ülkemizin temel hukuk sistemi, yasaları, kurumları toplumla paylaşılmadan, uzmanlar nezdinde tartışılmadan değiştirilmemelidir. Siyasi iktidarın ve cumhurbaşkanın ben uygun gördüm, ben yaptım olduğu mantığını bir kenara bırakarak toplumun tüm kesimlerinin görüş ve düşünceleri ile düzenlemeler yapması hukuk devleti, demokrasi kavramlarının gereğidir.

Tek bir kişinin iradesi ve düşünceleri yerine, Cumhuriyetimizin 95.yıllık kazanımları, Büyük Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ilkeleri ışığında ülkemizin yararı esas alınarak, toplumsal uzlaşı ve kenetlenme sağlanmalıdır.

Kamuoyuna saygıyla sunarım."

Diğer Haberler