BARODAN HABERLER

ESKİŞEHİR'DE İŞKENCE EDİLEREK ÖLDÜRÜLEN KEDİ...

872 görüntülenme
11/02/2014
ESKİŞEHİR'DE İŞKENCE EDİLEREK ÖLDÜRÜLEN KEDİ...
Adana Baro Başkanlığı Hayvan Hakları Komisyonumuzun, Eskişehir'e sahiplendiği kediyi bıçaklayıp başını dolu su damacana ile ezerek öldürdüğü öne sürülen ve görüntüleri sosyal paylaşım sitesinde yayınlanan Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Karşılaşmalı Edebiyat Bölümü Hazırlık sınıfı öğrencisi 20 yaşındaki M.C.A ilgili basın açıklamasıdır. Tüm ulusal gündemi meşgul eden insanlık dışı, caniliğe varan ve akıl sınırlarını zorlayan vahşetin, bumenfur olayın burada yeniden dile getirilmesine lüzum bulunmamaktadır. Bu sebeple bu açıklamayı dahi derin bir üzüntü sebebidir. Olay failinin akıl sağlığının yerinde olmadığı tartışma konusu dışında olup bu husus zaten yapılacak incelemeler neticesinde açığa çıkacaktır. Başsavcılığın bu konuda gerekli adımları atacağına dair bir şüphemiz bulunmamaktadır. Bununla beraber dikkatle üzerinde durulması gereken bir husus vardır: şüpheli vesayet altına alınmalıdır. Gerçekten de Türk Medeni Kanunu m 405/Ibu konuda açıktır: "Akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle işlerini göremeyen veya korunması ve bakımı için kendisini sürekli yardım gereken ya dabaşkalarının güvenliğini tehlikeye sokan her ergin kısıtlanır." Kanun koyucu, burada açıkça akıl hastalığı sebebiyle ... ya da başkalarının güvenliğini tehlikeye sokan kişinin kısıtlanacağını emredici bir hüküm olarak düzenlemiştir. Somut olayda, savunmasız masum bir canlıya işkence yaparak öldüren ve bunu soğukkanlılıkla internet ortamında paylaşıp üzerinde de yorum yapabilen bir kişinin aynı eylemi bir başka canlıda örneğin bir insan üzerinde gerçekleştirmeyeceğinin garantisini kim verecektir?Kız arkadaşına, komşusunun çocuğuna, kendi kardeşine ya da bir başka hayvana benzer bir eylemi yapmayacağını kim iddia edebilir? Dolayısıyla bu durumun kanunda aranan "başkalarının güvenliğini tehlikeye sokmak" halini oluşturduğu açıktır, zira konu güvenlik olunca bu kavramın geniş yorumlanması gerektiği de bir zorunluluktur. Anılan şahsın toplum nezdinde yaratmış olduğu infial söz konusu tehlikenin varlığı yeterli bir argümandır. Anılan kanun maddesinin ikinci fıkrası ise şu şekildedir: "Görevlerini yaparlarken vesayet altına alınmayı gerekli kılan bir durumun varlığını öğrenen idari makamlar, noterler ve mahkemeler, bu durumu hemen yetkili vesayet makamına bildirmek zorundadırlar." Görüleceği üzere Savcılık makamının ve Üniversite'nin bu elim olaydan görevini yaptığı sırada haberdar olduğu açıktır. Artık kanunun emredici açık hükmü gereği bu durumun anılan makamlar tarafından vesayet makamına bildirmesi bir zorunluluktur. Durum böyleyken soruşturma dosyasının kısıtlama talebiyle vesayet mahkemesine gönderilmesi gerekmektedir. Gereğinin yapılması için gerekli girişimler yapılmıştır. Adana Barosu Başkanlığı Hayvan Hakları Komisyonu
Diğer Haberler