BARODAN HABERLER

BÖLGEMİZE YANSIMALARI TARTIŞILDI

851 görüntülenme
15/12/2014
BÖLGEMİZE YANSIMALARI TARTIŞILDI
SURİYELİ SIĞINMACILAR VE ORTADOĞU'DAKİ KARIŞIKLIKLARIN BÖLGEMİZE YANSIMALARI TARTIŞILDI Baro Başkanımız Avukat Çıtırık, "Suriye Göçünün Ekonomik Boyutu ve Bölge İllerine Etkileri" konulu oturumun moderatörlüğünü yapmıştır. Mersin Barosu'nun ev sahipliğinde Adana, Osmaniye, Hatay ve Gaziantep Barolarının katkılarıyla 13.12.2014 Cumartesi günü düzenlenen "Suriyeli Sığınmacıların Hukuki Statüleri ve Türkiye'de yaşadığı Hukuki Sorunlar, Suriye Göçünün Ekonomik, Sosyal, Sağlık Yönünden Değerlendirilmesi " Çalıştayı alanında etkin, yetkin akademisyenler, demokratik kitle örgütlerinin temsilcileri ve meslektaşlarımızın da fikir ve görüş sunumuyla gerçekleştirilmiştir. Adana Baro Başkanımız Avukat Mengücek Gazi Çıtırık, "Suriye Göçünün Ekonomik Boyutu ve Bölge İllerine Etkileri" konulu oturumun moderatörlüğünü yapmıştır. ERDAL EREN'İ UNUTMADIK Avukat Çıtırık, açılışta yaptığı konuşmada; "Bugün 13 Aralık. 13 Aralık 1980'de 12 Eylül Hukuksuzluğunun, "asmayalım da besleyelim mi" zihniyetinin ürünü; daha 16 yaşındaki bir gencin kemik raporunu da almaksızın yaşını büyüterek asmıştır. 12 Eylül hukuksuzluğunu ve zihniyetini kınıyor ve protesto ediyorum. Bölge Barolarından olan hukukun üstünlüğü, demokrasi ve mesleki sorunlar mücadelesinde önemli bir bölgemiz olan Mersin Barosu'na ve bölge barolarımıza teşekkürlerimi sunuyorum. Ülkemizin 911 kilometre ile en uzun kara sınırının bulunduğu, asırlardır devam eden coğrafik ve tarihsel bağlarla bağlı olduğumuz 1998 'Adana Antlaşması' ile ilişkilerimizin olumlu yönde gelişerek büyüdüğü Suriye; 2011 Mart ayında başlayan iç karışıklıkların ve olayların iç savaşa dönüşmesi sonucunda bölgenin ekonomik olarak daha istikrarlı ve diğer Arap ülkelerine göre daha çağdaş ve modern bir yapıya sahip, demokratik sayılabilecek ülke konumunda iken bugün Suriye ve Irak'ta yaşanan siyasi ve ekonomik istikrarsızlık, bunların üzerine eklenen insanlık dışı zalimane uygulamalarıyla en temel hak olan yaşam hakkına saldırılarını devam ettiren IŞİD gibi terörist örgütlenmelerin saldırıları ve işgali sonucunda ülkemizi ekonomik, sosyal ve kişisel yönden doğrudan etkileyen gelişmeler devam etmektedir. Ülkemizdeki mevcut siyasi iktidarın; öngörüsüz ve maceracı dış politikası suni eksen oluşturma adına çeşitli ülkelerden, silahlı gruplar getirerek silahlandırılması, lojistik destek sağlanması ve Müslümanların birbirlerini kırmasında maalesef büyük katkısı olmuştur. Suriye sınırında yer alan Hatay, Kilis, Gaziantep, Mardin, Şırnak, Şanlıurfa illeri ile Suriye-Ortadoğu ile ticaret yapma hinterlandındaki Osmaniye, Malatya, Adıyaman illerinde ekonomik faaliyetlere, ticari yaşantısına göç ve savaş nedeniyle darbe vurulmuştur. Yıllık ihracat kaybının 5 milyar dolar olduğu belirtilmektedir. İnşaat sektöründe ciddi durgunluk yaşandığı gibi demir-çelik, gıda, çimento sektöründe üretim yüzde 50 kısıtlanmış, bölgeye mal taşıyan taşıma şirketlerinin can güvenliğinin sağlanamaması ve talep darlığı nedeniyle kapanma tehlikesiyle karşı karşıya geldiği bilinen bir gerçekliktir. Ülkemizin Almanya'dan sonra ihracatta 2. Sırada yer alan Irak'taki karışıklık etnik köken ve mezhep savaşları ve istikrarsızlık sonucunda ülke ekonomisi ciddi zarar görmüştür. Türkiye'nin, 2001 yılında Suriye ile gelişen ilişkileri sonucunda dış ticaret hacmi 750 milyon dolardan 2010'da 2.4 milyar dolara yükselmişken, 2011-2012 ilişkiler daha da küçülerek 400 milyar dolara gerilemiştir. Bugün ülkemizde 1.6 milyon Suriyeli sığınmacının bulunduğu, gerek kamplarda gerekse kamp dışında barınma, iş, eğitim, sağlık ve hukuki sorunları yaşamaya devam ettikleri ortadadır. 6458 sayılı Yabancıları ve Uluslar arası Koruma Kanunu yürürlükte ise de bu insanların hukuki statüleri mülteci olarak nitelendirilmektedir. Bu Çalıştayın faydalı olacağına inanıyorum."
Diğer Haberler