BARODAN HABERLER

Bir ülkenin konsolosluğunun işgali

791 görüntülenme
17/06/2014
Bir ülkenin konsolosluğunun işgali
MUSUL'DA YAŞANANLARLA İLGİLİ YAYIN YASAĞI KARARINA TEPKİ Av. Çıtırık: " Bir ülkenin konsolosluğunun işgal edilerek, yurttaşlarımız ve görevlilerinin rehin alınması savaş nedeni iken, gizlilik kararı verilmesiyle kim neyi amaçlamaktadır? Irak Şam İslam Devleti (IŞİD) militanları, 31 Türk şoförü ve Türkiye'nin Musul Başkonsolosluğu'nda iki çocuğun da aralarında bulunduğu 49 kişiyi rehin almasının ardından tam 6 gün geride kalmıştır. Başvekil iki gün önce Musul'da yaşananlar için medyaya, "Şu ana kadar 100 kadar vatandaşımız IŞİD unsurlarının elinde. Şu süreci tahrik ederek değil, yazmadan çizmeden fazla da konuşmadan takip etmenizi istiyoruz."demişti. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesi de Musul'da TC Büyükelçiliği'ndeki işgal sırasında alıkonulan elçilik personeli ve bölgede bulunan TIR şoförlerine yönelik haberlerin kamuoyundan gizlenmesi yolunda, başvekilin yukarıda bahsi geçen cümlesini sarf etmesinin üzerinden 48 saat geçtikten sonra: Soruşturma tamamlanıncaya kadar her türlü yazılı, görsel basın ve internette yayın yasağı konulmasına karar verdiğini açıklamıştır. Bu son derece vahim ve 'ileri demokrasi' adına kaygı verici bir durumdur. Bir ülkenin konsolosluğunun işgal edilerek, yurttaşlarımız ve görevlilerinin rehin alınması savaş nedeni iken, gizlilik kararı verilmesiyle kim neyi amaçlamaktadır? Anayasa'nın 28. Maddesi 'basının özgür ve sansür edilemeyeceğini" belirtir. 5680 sayılı Basın Yasasının 1. Maddesindeki düzenlemede bu ilkeyi güçlendirmektedir. Bu düzenlemede basın özgür yayın yapmasına olanak vermektedir. Toplumda derin izler bırakan olayların analiz edilmesinde ve bir çok yönden basının önemi vardır. Basın, olayları objektif bir şekilde, araştırıp, inceler ve kamuoyuna sunar. Kamuoyu tam anlamıyla aydınlanamadığı takdirde karar alma süreçlerini de etkilemesi olanaksızdır. Bu durumda, gerçekleri öğrenme, doğru bilgi alma hakkı zaten sınırlı olan kamuoyu şimdi bu yasaklamayla Musul'da olup bitenleri de göremeyecek, bilemeyecektir. Adana Barosu olarak her zaman yayın yasaklarına karşı duruşumuzu net bir şekilde ortaya koyduk ve koymaya da devam edeceğiz. Bu defa da yurttaşlarımızı çok yakından ilgilendirmekte olan ve son derece önem taşıyan olayda getirilen bu yayın yasağını anlamsız bulduğumuzu, demokrasimizin şeffaflık, hesap verilebilirlik ve denetlenebilirlik ilkesiyle bağdaşmadığını bir kere daha vurgulamak istiyoruz. Ülkemiz üçüncü dünya ülkesi değildir. İleri demokrasi adı altında otoriter-totaliter rejimlere özgü uygulamalardan vazgeçilmelidir. Hepimizin özlemini duyduğu Suriye ve Kuzey Irak'ta akan kanın durması, silahların ve bombaların susması ve yeniden komşuluk ilişkilerinin normalleşmesini dilemekteyiz. Kamuoyuna saygıyla sunarım. Av. Mengücek Gazi ÇITIRIK Adana Baro Başkanı
Diğer Haberler