BARODAN HABERLER

BAROMUZ ÇEVRE VE KENTLEŞME KOMİSYONUNDAN MASKELİ “HAVA KİRLİLİĞİ VE PARTİKÜL “ UYARISI "ZEHİR SOLUYORUZ"

188 görüntülenme
11/01/2019
BAROMUZ ÇEVRE VE KENTLEŞME KOMİSYONUNDAN MASKELİ “HAVA KİRLİLİĞİ VE PARTİKÜL “ UYARISI

BAROMUZ ÇEVRE VE KENTLEŞME KOMİSYONUNDAN MASKELİ “HAVA KİRLİLİĞİ VE PARTİKÜL “ UYARISI
"ZEHİR SOLUYORUZ"

Baromuz cevre ve kentlesme komisyonu ve meslektaslarimiz maskelerle hava kirlligine dikkat çekip ,kömür yakılmasına son verilmesini ,bunun yerine ekolojik-çevreci -yenilenebilir yöntemlerle üretilecek elektriğin yoksul ailelere ücretsiz verilmesini istedi.

Adana Barosu Çevre ve Kentleşme Komisyonu, Adana Valiliği’nin dağıttığı ucuz kömürün hava kirliliğine etkilerine dikkat çekip dağıtımın durdurulmasını istedi. Adana Adliyesi Taş Bina önünde bir araya gelen avukatlar, hava kirliliğini anlatan dövizleri taşıyıp maske taktı.

Yılın her döneminde kronikleşmiş olan hava kirliliği sorununun kış aylarında insan sağlığı için tehlikeli evreden öldürücü evreye geçtiğini savunan Adana Barosu Çevre ve Kentleşme Komisyonu Başkanımız Av. Sevda Sevilmiş, hava kirliliğinin insan sağlığı açısından en yakıcı mesele haline geldiğini vurguladı.

“Soluduğumuz havadaki partikül madde değerleri açıklanan verilere bakıldığında yıldan yıla artış göstermektedir. PM 10 ve PM 2.5 değerleri partiküllerin mikron düzeyindeki büyüklükleridir ve kana karışmasıyla pek çok çevre ve sağlık sorununa daha neden olmaktadır” diyen Av. Sevilmiş, hava kirliliğine maruz kalanların kalp ve solunum yolu hastalıkları, felç, kanser ve benzeri hastalıklara yakalanma ve erken ölüm riskinin arttığına dikkat çekti.

Av. Sevilmiş, hava kirliliğin çocuklarda da beyin gelişimini etkilemekte ve onlarca kronik hastalığa yol açtığını belirtti.

Adana’nın zehir soluduğunu ve Adana Valiliği’nin hava kirliliği raporlarında bunu gösterdiğini anlatan Av. Sevilmiş, “En kısa sürede kentimiz insanlarının temiz ve sağlıklı bir havada nefes alabilmeleri sağlanmalıdır” dedi.

"DÜNYA SAĞLIK ÖRGÜTÜ 20 MİKROGRAM/M3 SAĞLIĞA ZARARLI SINIR DEĞER BELİRLEMİŞKEN ADANA'LININ SOLUDUĞU 500 İLE 800 MİKROGRAMA KADAR ÇIKMAKTADIR"

Hava kirliliğinin tüm herkesi tehdit ettiğini belirten Av. İsmail Hakkı Atal, hava kirliliğine karşı önlem alınmasını istedi.

Av. Atal,”Dünya sağlık örgütü 20 mikrogram/m3 saglığa zararlı sınır deger belirlemişken Adana'lının soluduğu 500 ile 800 mikrograma kadar çıkıyor .

Hava kirliliği , yeni yılın ilk günlerinde şiddetini ve yoğunluğunu arttırarak , ciğerlerimizi yakarak Adana'nın üzerine bir karabasan gibi çöktü. Adeta zehir soluyoruz" dedi.

BASINA VE KAMUOYUNA

“Modern dünya”nın doğal yaşamdan çaldıkları günbegün insanlığa ciddi çevresel sorunlar olarak geri dönmeye devam ediyor. Yılın her döneminde kronikleşmiş olan hava kirliliği sorunu da kış aylarında insan sağlığı için tehlikeli evreden öldürücü evreye geçerek yakamıza yapışmış bir katile dönüşüyor. Girdiğimiz yıl itibariyle çevresel sorunların tüm yerküreyi etkileyen boyutları düşünüldüğünde herbir çevresel sorun hiyerarşi kurulamayacak kadar önemli hale gelmişse de bu aylarda hava kirliliği insan sağlığı açısından en yakıcı mesele haline geliyor.

Termik santraller, sanayi tesislerinden havaya karışan ağır metaller, fosil yakıt tüketen otomobiller vs. yılın hergünü insan sağlığına zarar veren bir hava solumamıza sebepken, Aralık, Ocak ve Şubat aylarında da ısınma aracı olarak fosil yakıtların, özellikle de kömürün kullanılması dolayısıyla soluduğumuz hava bu kez yaşam kaynağımız olmaktan çıkıyor ve aldığımız her nefes yaşamımızı sonlandırmaya doğru attığımız adımlara dönüşüveriyor.

Açlığa, susuzluğa dahi belli bir süre direnç gösterebilecek bir yapıdayken nefes almadan 5 dk bile hayatta kalamayacak bir biyolojik yapımız var. Peki, nefes alıp vermeden yaşayamayacağımıza göre soluduğumuz havanın daha da kötüleşmesine neden dur diyemiyoruz ya da demiyoruz? Bu ölümcül tehlike yılın her döneminde kronikleşmiş olmasına rağmen bilimsel veriler gözardı edildiğinden, sağlık örgütleri ve çevre örgütlerinin tehlikeye işaret eden çalışmaları kulak ardı edildiğinden ve hastalıklar bizzat bizi bulmadığında uzaktaymış gibi göründüğünden mi? Görünmez gibi görünen aslında her bir hücremize işleyen bu kara tehlike kış aylarında kimi zaman görüş mesafesini kısaltarak, genzimizi yakarak, sokağa çıkışımızı engelleyerek, gözgözü görmez sis çökmüş bir hava yaratarak “ben buradayım” demekte ve yakın zamanda bedenimizi gelip bulacak tüm hastalıkların da habercisi olmaktadır.

Dünya Sağlık Örgütü açıklamasına göre dünyada her yıl 3 milyon insan açık havada bulunan kirlilik nedeniyle ölmektedir. Türk Toraks Derneği Genel Başkanı Prof. Dr. Fuat Kalyoncu’nun açıklamasına göre Türkiye’de de hava kirliliğine yol açan fosil yakıtların kullanılmasına bağlı olarak 2876 erken ölümgerçekleşiyor.

Kentimiz Adana’da da hava kirliliği verileri oldukça vahimdir. 20.12.2018 saat 20.00 ‘da Çevre ve Şehricilik Bakanlığı Ulusal Hava Kalitesi İzleme Ağı Ölçüm İstasyonu’ndan Adana ile ilgili yaptığımız sorguda ölçülen değerler havadaki partikul madde değerinin 534 mikrogramolarak gösterilmiştir.

24 Aralık 2018 günlü açıklamasında Adana Çevre Mühendisleri Odası Başkanı Kenan Doğan “aldığımız verilerde, partikül madde yoğunluklu bir kirlilik yaşandığını görmekteyiz. Hava KTS Değerlendirme Yönetmeliği’nde yıl boyunca partikül maddede 35 defa limit aşımı gerçekleşebileceği yer alıyorken aldığımız verilerde bu limit değerin Adana’da 125 defa aşıldığını görmekteyiz" açıklamasında bulunmuştur.

Soluduğumuz havadaki partikül madde değerleri açıklanan verilere bakıldığında yıldan yıla artış göstermektedir. PM 10 ve PM 2.5 değerleripartiküllerin mikron düzeyindeki büyüklükleridir ve kana karışmasıyla pek çok çevre ve sağlık sorununa daha neden olmaktadır. Hava kirliliğine maruz kalanların kalp ve solunum yolu hastalıkları, felç, kanser ve benzeri hastalıklara yakalanma ve erken ölüm riski artmaktadır. Çocuklar da beyin gelişimini etkilemekte ve onlarca kronik hastalığa yol açmaktadır.

Dünya Sağlık Örgütünün PM (10 ) partikül madde için belirlediği sağlığa zararlı sınır değer metreküpte 20 mikrogramdır. Dünya Sağlık Örgütünün verdiği sınır değer metreküpte 20 mikrogram iken , 20 Aralık günü Adana'lılar olarak metreküpte 534 mikrogram partikül madde soluduk. HAVA KALİTESİ DEĞERLENDİRME ve YÖNETİMİ YÖNETMELİĞİ'ne göre bu değer UYARI EŞİĞİNİN AŞILDIĞI BİR DEĞERDİR ve hava kirliliği kentimizin çözüm bekleyen en acil konusu haline gelmiştir.

Kentte katı fosil yakıt tüketilen Yüreğir ve Sarıçam ilçelerinin büyük bölümü başta olmak üzere tümgüney mahalleleri ve Seyhan ilçesinin çoğu mahallesinde yaşayan her canlı ve doğalgazla ısınma tercih edilse dahi hava akışı dolayısıyla Çukurova ve diğer ilçelerde yaşayan herkes ciddi hava kirliliğine maruz kalmakta ve ileride gerçekleşecek sağlık sorunlarının tehdidi altındadır.

17 Ekim 2018 tarihinde Adana Milletvekillerimizden biri Adana'daki hava kirliliği sorunu ile ilgili Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na hava kirliliği sorunu ile ilgili araştırma önergesi sunmuş, 22 Kasım 2018 başka bir ADANA milletvekili de Türkiye’nin ve Adana’nın çevre kirliliğine, anız yangınlarına ve bilinçsiz enerji kullanımına dikkat çekmiş ve Adana’nın Türkiye genelinde havası en kirli 3. kent olduğunu belirterek kentin alarm veren bu sorununu gündeme taşımıştır. Fakat verdiğimiz veriler ışığında bu kara tehlikenin dile getirilmesi dışında acil adımlar atılmalıdır. Yerel seçimler yaklaşıyorken her siyasi partinin programına öncelikle hava kirliliği ile mücadele eylem planını alması ve Adana’ya somut çözümler ile gelmesi gerekmektedir.

İstasyon ölçümlerinde Bakanlık hava kalitesi değerleri olan 150-200 “Sağlıksız” herkes sağlık etkileri yaşamaya başlayabilir, 200-300 “Kötü” sağlık açısından acil durum, 300-500 “Tehlikeli” ciddi sağlık etkisi ile karşılaşılır niteliğindeki veriler görüldüğünde valilikçe halk uyarılmalı koruyuculuğu yüksek maskeler takılarak sokağa çıkılmalı hava kirliliği ile mücadelede süresince bu koruyucu maskeler halka ücretsiz olarak dağıtılmalıdır.

Dünya Sağlık Örgütü’nün uluslararası hava kalitesi standartlarının gerekleri yerine getiriLmeye çalışılmalıdır. Fosil yakıt tüketimi azaltılmalı, enerji etkinliği ve yenilenebilir enerji kaynakları gibi alanlara kamusal yatırımlar yapmalı,Belediyelerce kömür yardımına son verilmeli, kış aylarındaki kömür-odun vs ile ısınma yerine alternatif çevreci-ekoloji odaklı ısınma yöntemlerinin teşvik edilmesi sağlanmalıdır ve gelir düzeyi düşük vatandaşlara kamu tarafından ekolojik ısınmaya geçiş konusunda kaynak sağlanmalıdır. Kömüre dayalı enerji üretiminden vazgeçilmeli, hava kirliliğini önleyici ve tazmin edici tedbirler alınmalı, toplu taşıma ve bisiklet gibi ulaşım modelleri teşvik edilmeli, yeşil alanlar çoğaltılmalı, yeşil alanların yok edilmesi ile mücadele edilmeli, her türlü yatırımların izin süreçlerinde, ‘Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu’nun ve ‘Sağlık Etki Değerlendirmesi Raporu’uhazırlanmalı ve kentteki her bireyden başlayarak her kurumile birlikte hava kirliliğini azaltmaya yönelik ortak çalışmalar geliştirilmelidir.

En kısa sürede kentimiz insanlarının temiz ve sağlıklı bir havada nefes alabilmeleri sağlanmalıdır.

Adana Barosu Çevre ve Kentleşme Komisyonu

Diğer Haberler