BARODAN HABERLER

BAROMUZ 3 ARALIK DÜNYA ENGELLİLER GÜNÜNDE BASIN AÇIKLAMASI YAPTI.

161 görüntülenme
03/12/2018
BAROMUZ 3 ARALIK DÜNYA ENGELLİLER GÜNÜNDE BASIN AÇIKLAMASI YAPTI.

BAROMUZ 3 ARALIK DÜNYA ENGELLİLER GÜNÜNDE BASIN AÇIKLAMASI YAPTI.

“ENGELLERİ AŞMAK, SOSYAL DEVLET ANLAYIŞINI SEVGİYLE YAŞAMA GEÇİRMEKLE MÜMKÜNDÜR”

3 Aralık “Dünya Engelliler Günü” nedeniyle Engelli Hakları Komisyonumuz tarafından Adana Adliyesi Mahmut Esat Bozkurt Avukatlar Salonumuzda basın açıklaması yapıldı.

Basın açıklamasında; Baro Genel Sekterimiz Av. Semih Gökayaz, Yönetim Kurulu Üyelerimiz Av. Nevzat Elçi, Av. Sinem Tansınatapan ve Baromuz Engelli Hakları Komisyonu Koordinatörümüz Av. Timur Ortatepe ile Engelli Hakları Komisyon üyelerimiz, Av. Yurdagül Gündoğan, Av Emine Ufuktepe , Av. Burçin Kumral, Av. Cennet Aşama, Av. Asile Betül Yayla’nın yanı sıra çok sayıda meslektaşımız hazır bulundular.

Baro Başkanımız Av. Veli Küçük, açıklama sonrasında günün anlam ve önemine değindi.

BAŞKANIMIZ İSTATİSTİK VERİLER SUNDU.

Engelli Hakları Komisyonuna teşekkürlerini bildiren Baro Başkanımız Av. Veli Küçük,
Güzel ülkemizde ne yazık ki engelli haklarının ve engelli duyarlılığının yaşama geçmediğini, sayısal verileri ortaya koyarak ifade etti.

Türkiye İstatistik Kurumunun verilerine göre ülkemizde yaklaşık 10 milyon engelli yurttaşımızın bulunduğunu, Milli Eğitim Bakanlığı araştırmalarına göre 20 yılda eğitime erişen engelli çocuk sayısının yalnızca 289 bin olduğunu belirtti.

On milyonlardan bahsederken eğitim alan engelli çocuk sayısının çok düşük kaldığını gördüklerini vurguladı. Ülkemizde yaklaşık 23 milyon çocuğun yaklaşık 600 bine yakınının engelli olduğunu anlatan Av. Küçük, “Maalesef engelli çocukların yarısından fazlası eğitim alamıyor. 
TÜİK verilerine göre 2018 yılının üç ayında iş başvurusu yapan engelli birey sayısı ise yaklaşık 32 bindir.
Kamuda çalışması öngörülen engelli kişi sayısı ise yaklaşık 62 bin, ancak bu sayının da yaklaşık 51 binine istihdam sağlanabilmiştir. Geriye kalan 11 bin kişi henüz görevlendirilmemiş durumundadır.

“OLUMSUZ BAKIŞ AÇISINI YIKMALIYIZ”

Çağdaş, uygar toplumlarda sayısal verinin çok daha üst boyutta olması gerekiyor. 
Kadınlarımızın, engelli bireylerimizin, toplumun farkındalığı çerçevesinde sosyal yaşamda, toplumsal yaşamda, iş yaşamında mutlak suretle eşitlik kuralının yaşama geçirecek ölçüde sağlamak sosyal devlet anlayışının zorunluluğudur.

Bu sayısal veriler üzücü oluğu kadar ekonomik olarak büyüdüğü iddia edilen ülkemizde bu oranların azalması en büyük dileğimizdir.

İnsan zihinsel ya da bedensel engelli olarak doğabilir ya da olabilir; ancak vicdanı engelli olanlar tarafından yaşamı zorlaşır. Tüm engelleri aşmak sevgiyle, emek veren insanlar ve sosyal devlet anlayışının yaşama geçmesiyle mümkündür.

Ben güzel ülkemizde yaşanan tüm bu olumsuzlukların en kısa sürede sonlanmasını, engelli bireylerimizin de yanlış ve eksik toplumsal bakış açısıyla evin içerisinde, ailenin yanından hiç ayrılmadan toplumdan izole olarak yaşamını sürdürmesini değil, bireysel gelişimi ve yetenekleriyle, eğitim, kültür, bilim, sanat, spor gibi birçok alandaki yetenekleriyle sosyal yaşamda insanlarla birlikte toplumla kaynaşarak ve uyumlu bir şekilde yaşamasını istiyorum. Ve bazı kesimlerin olumsuz bakış açısının biran evvel sonlanması gerektiğini düşünüyorum. Çünkü hepimiz potansiyel birer engelli adayıyız. Engellerin öncelikle vicdanlarda sonlandığı, sonrasında sosyal devlet anlayışının yaşama geçtiği güzel aydınlık günlerde bir arada kardeşçe yaşamak dileğiyle Dünya Engelliler Gününü Kutluyorum. Hepinize sevgilerimi ve saygılarımı sunuyorum.” dedi.

Engelli Hakları Komisyon Başkanımız Av. Özlem Kara, açıklamasında;

“Her insanın onurlu bir yaşama sahip olma hakkı vardır. Ne var ki, engelli bireyler, insan olmaktan kaynaklanan haklarını kullanmak istediklerinde çeşitli engellerle karşılaşırlar ve onurlu bir yaşama sahip olmak onlar için çoğu kez toplumsal önyargılar ve tutumlar başta olmak üzere, erişilebilirlik sorunları gibi yüzlerce nedenle imkansız duruma gelir.

Bilindiği üzere, 3 Aralık Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından Dünya Engelliler günü olarak kabul edilmiş bulunmaktadır. Adana Barosu olarak engelli bireylerin yaşamlarını doğrudan etkileyen, ve engellilerin toplum yaşamına bütünüyle etkin katılımları önünde engel oluşturan olumsuzlukların ortadan kaldırılması amacının yaşam bulması inancıyla, bir kez daha hatırlatmak isteriz ki, engelli bireyler insan çeşitliliğinin doğal bir parçasıdır ve engelli olmak, temel insan hak ve özgürlüklerinden bütünüyle ve koşulsuz olarak yararlanma önünde olumsuz bir durum olarak değerlendirilemez.

Engellilerin, Temel insan hak ve özgürlüklerinden diğer bireylerle tam ve eşit şekilde yararlanabilmek yolunda, sürdürdükleri mücadeleler sonucunda, Birleşmiş Milletler tarafından kabul edilen Engelli bireylerin hakları sözleşmesi, Ülkemiz tarafından 30 Mart 2007 tarihinde imzalanarak, 3 Aralık 2008 tarihinde onaylanması ardından yürürlüğe girmiş olmasına rağmen, geçen zaman içerisinde, sözleşme gereklerinin yerine getirilmesi konusunda, engelli bireylerin toplum yaşamına tam ve etkin katılımları önündeki yüzlerce engel, maalesef ortadan kaldırılamamış bulunuyor.

Engelli avukatların önünde bulunan sorunlar, elbette engelli bireylerin yaşamakta oldukları sorunlardan bütünüyle bağımsız değil. Bununla birlikte ifade etmek isteriz ki, bizler bugün özellikle, engelli bireylerin sorunlarından ayrı düşünemeyeceğimiz engelli meslektaşlarımızın sorunlarına da dikkat çekmek istiyoruz.
Engelli avukatların yaşamakta oldukları önemli sorunlardan ikisinin, engelli bireylere yönelik önyargılar ve tutumlar ile fiziksel çevrenin engelli bireyler için yaşanabilir ve erişilebilir olmaması olarak ifade edebiliriz.

Fiziki çevre denildiğinde öncelikle adliye binalarının iç yapısı ve çevresinden söz etmek gerekir. Maalesef, adliye binaları engelli avukatların mesleklerini diğer meslektaşlarıyla eşit koşullarda icra edebilmelerine olanak tanımamaktadır.

Bu sorunların çözümüne yönelik olarak ulusal mevzuatımızda bazı düzenlemeler olmasına karşın ne yazık ki, bu düzenlemelerin yetersiz olması yanında, mevzuattaki düzenlemelere rağmen uygulamadaki tutumlar nedeniyle, sorunların çözümündeki güçlükler devam etmektedir. Aynı şekilde cezaevlerindeki iç ve dış mekanlarda da benzeri sorunlar görülmektedir. Özellikle engelli avukatların Ceza evlerindeki müvekkilleri ile verimli bir şekilde görüşememeleri engelinin ortaya çıkmasına yol açan bu olumsuzluklar aynı zamanda engelli avukatlar ile engeli olmayan avukatlar arasında mesleklerini yerine getirmede ciddi bir eşitsizlik yaratmaktadır.

Engelli avukatların karşılaştıkları temel bir sorun da onlara yönelik, küçümseyici, önyargılı davranış ve algılardır. Bu durum daha açık bir deyişle, engellilere yönelik farkındalık yoksunluğundan kaynaklanmaktadır. O halde çözüm başta hakim, savcı ve avukatlar olmak üzere adliye personeline yönelik farkındalık çalışmaları yapılmasını gerektirmektedir.

Önemle vurgulanması gereken başka bir temel sorun ise, özellikle görme engelli meslektaşlarımızın mesleki bilgi ve kaynaklara ulaşmasındaki güçlüklerdir. Bu alanda kütüphanelerin ve mesleki alanların engelli erişimine uygun şekilde kurulması mesleki bilgi ve kaynaklara erişimin önündeki mevcut olumsuzlukları ortadan kaldıracaktir. 
Yine görme engelli avukatlar yalnız başına dosya inceleme ve evrak takibinde ciddi sorunlar yaşamaktadır. Bu durum, onların gerekli belgelere ulaşmasını engelleyici bir olumsuzluk yaratmaktadır. Engelli avukatlarla, diğer meslektaşları arasında önemli bir eşitsizlik yaratan bu sorunun aşılması için Adalet Bakanlığı’nca gerekli düzenlemelerin yapılmasına ihtiyaç bulunmaktadır.

Diğer yandan, kamu ve özel kurum ve kuruluşların da engelli avukatlarla hizmet sözleşmesi yapmaları onlara olan ön yargılar nedeniyle çoğu zaman mümkün olmamaktadır. Ayrıca devlet memurları kanununun 53. maddesinin değiştirilmesi ile de engellilerin kariyer mesleklerde ve özellikle avukatlık mesleğinde çalışmalarının önü büyük ölçüde kapatılarak bu konudaki kazanımlar geri alınmıştır.
Oysa, mesleki kariyerlerine onca olanak yoksunluğuna rağmen başarılı bir biçimde başlayıp sürdüren engelli meslektaşlarımıza yapılan bu muamele onur kırıcı ve ayrımcı bir muameledir.

Yukarıda ifade edilen sorunların ortadan kaldırılabilmesi şüphesiz öncelikle, engelli bireylere yönelik olumsuz tutum ve önyargıların ortadan kaldırılmasını gerektirmektedir. Bu çerçevede, Anaokullarından başlamak üzere, eğitim süreçlerinde ve toplumda engellilere yönelik farkındalık çalışmalarının yapılması, zorunludur.

Diğer taraftan, Medyanın engelli bireylere yönelik olumsuz algı ve tutumlar yaratan dili değişmelidir. 
Engelli bireylerin fiziksel ve sosyal çevreye erişim sorunlarının ortadan kaldırılması, engelli avukatların da mesleklerini, diğer meslektaşlarıyla eşit koşullarda yapabilmelerine olanak tanıyacaktır.

Bizler biliyoruz ki, engelli bireylerin, toplum yaşamına tam ve etkin olarak katılma mücadeleleri, sistemin, “mükemmel” ve “kusursuz” insan arayışlarına inat, farklılıklarıyla görünür olma ve kendilerini eşit yurttaşlar olarak, var etme çabaları güçlenerek sürecek. 
Unutmamak gerekir ki,

Engelli bireylerin insan onuruna yaraşır, özgür ve bağımsız bir yaşama sahip olabilmesi, hepimiz için onurlu ve özgür bir yaşam anlamı taşımaktadır.

Kamuoyuna saygı ile sunarız."

Diğer Haberler