BARODAN HABERLER

BARO BAŞKANIMIZ Av. ÇITIRIK'IN, SEMPOZYUMDA YAPTIĞI AÇILIŞ KONUŞMASI

794 görüntülenme
24/09/2013
BARO BAŞKANIMIZ Av. ÇITIRIK'IN, SEMPOZYUMDA YAPTIĞI AÇILIŞ KONUŞMASI
Baromuzun evsahipliğinde 21-22 Eylül 2013 tarihleri arasında Seyhan Otel'de düzenlenen ve 34 Baronun tebliğ sunduğu "Mesleki Sorunlar ve Çözüm Yolları" sempozyumunda Baro Başkanımız Av. Mengücek Gazi Çıtırık'ın yaptığı konuşma aşağıda sunulmuştur: "Dostuna yarasını gösterir gibi, Bir salkım söğüde su verir gibi, Öyle içten Öyle derin, Türkü söylemek, küfretmek, Çukurova yiğidine mahsustur..." diyor Şair Ahmed Arif. 8 bin yıllık geçmişi olan, onlarca uygarlığa evsahipliği yapmış, Orhan Kemal - Yaşar Kemalleri, Muzaffer İzgüleri, Yılmaz Güneyleri ve Demirtaş Ceyhunları yetiştirmiş ve daha nicelerini yetirecek olan güneyin incisine, Adana'ya hoş geldiniz. Çok kıymetli TBB Başkanım, değerli Bölge Adliye Mahkemeleri Başsavcım, değerli baro başkanlarım, Adana Barosu'nun ve 79 baromuzdan gelerek bizlere güç veren, katkı sunan değerli meslektaşlarım, avukatlık mesleğinin güvencesini oluşturan stajyer avukatlarımız, hoşgeldiniz. Her geçen gün sorunları bir çığ gibi büyüyen savunmanın temsilcileri, bu kez Adana'da mesleğimizin sorunlarını birlikte tartışacağız. Yargının kurucu unsurlarından olup, bağımsız savunmayı temsil eden değerli meslektaşlarım.. Hukuk fakültesi sayılarından, eğitimin niteliğine kadar, sosyal güvenlikten ve mali güvenliğe kadar sorunlarımız her geçen gün artmaktadır. Geçim derdi içerisinde, geçim derdine düşürülmüş olan avukatlarız. Ve toplumsal algılanması değişmiş itibar sorunu yaşamakta olan bir mesleği sorunlarını bugün tartışacağız. Parlamentosunda bile avukatların sorunlarını gündeme alınmasına dair teklifin ret edildiği bir mesleğin sahibi ve temsilcileriyiz. Yine her geçen gün çoğalan serbest piyasanın koşullarına bırakılmış, Avukatlık yasasının 12/1 maddesinin c fıkrasında; bir avukat yazıhanesinde ücret karşılığında avukatlık yapabilme lütfu verilmiş olan, Türkiye avukatlarının neredeyse yarısını oluşturan, ücretli işçi avukatların her türlü sorunlarını da tartışarak, çözüm yollarını konuşacağız. Meclis yasa yapma tekniğine aykırı, meclisin iç tüzük ve çalışma esaslarına aykırı bir şekilde yürütülen, toplumsal ihtiyaçlara yanıt verme yönünde bir çalışma yapılmayan, toplumsa muhatapları dinlenmeksizin, görüşlerimiz alınamayan, 'ihtiyaç var yap kanun', adı gece yarısı, adı torba kanun olan, adı paket olan mesleğin sorunlarına ve hukuki uyuşmazlıklara çözüm getirmesi gereken ama aslında kendisi sorun olmaya devam eden yargı paketleri içerisinde alanı daraltılan, çeşitli meslek gruplarının bizim karasularımızda yüzdüğü bir mesleği devam ettirmekteyiz. Değerli meslektaşlarım, bu avukatlık yasası, nedense sadece sanki avukatlara özgü, avukatlar arasında işlem gören bir yasa gibi görülüyor. Çeşitli işlemlerimizi yaparken, bürokrasi bizlere:'avukat bey bu sizin yasanız' diyorlar. Avukatlık yasasının genelliği ve bağlayıcılığı noktasında aslında tüm kurumları, bürokrasiyi ve yargının tüm unsurlarını bağlaması gerekirken avukatlık yasasından kaynaklanan hak ve yetkilerimizi bile doğru olarak kullanamamaktayız. Savunmayı şekli unsur olarak gören ve savunmayı yok sayan ve aynı zamanda hakim ve savcı keyfiyetinin artmasıyla mesleğimizi icra ettirememekteyiz. Yine Avukatlık yasasının 76. ve 95. Maddelerinde verilen görev yetkileri kullanmakta olan baroların, seçimle iş başına gelen baroların, sandıkla gitmesi gerekirken, usule uygun olmayan, haksız davalar bugün bir kısım baroları hakkında devam eden dosyalar da bulunmaktadır. Avukatların görevleri yerine getirirken, hiçbir baskı, engelleme, taciz ve ekonomik yaptırım altında bulunmaksızın bu mesleği devam ettirmeleri ve devletlerin buna göre güvence almaları gerekirken, bununla ilgili Turin İlkeleri ve Havana Kuralları bu konuda çok açık ve net bir şekilde ortada iken üzülerek söylemek gerekirse Avukatlar, Türkiye'de her türlü baskı, tehdit ve yıldırma adı altında bu mesleği devam ettirmektedirler. Avukatlar hakkındaki yapılan haksız tutuklamalar, gözaltılar ve avukatlık yasasına uygun olmayan büro ve ikamet aramalarının doğrudan doğruya avukatlık mesleğinin özüne ve aynı zamanda AİHS getirdiği düzenlemelere özüne aykırılık teşkil edeceği ortada iken bugün 36 meslektaşımız sadece görevlerden, tavırlarından ve üstlendikleri davalardan dolayı da tutuklu bulunmaktadırlar. Değerli meslektaşlarım, bir açılış konuşmasını daha fazla da uzatmamak gerekir. Ve güzel günler göreceğimize olan inancımızı asla yitirmeden, Türkiye'nin barolarının, güçlerini birbirlerinden alarak, birbirlerine destek vererek, Türkiye'nin hukuk devleti ve demokrasi mücadelesinin ve meslektaşlarımızın her türlü sorunun çözüleceğine inancımla hepinizi en içten saygı ve sevgilerimle selamlıyorum."
Diğer Haberler