BARODAN HABERLER

BARO BAŞKAN YARDIMCIMIZ AV. SABAHATTİN GÜMÜŞ ANKARA TREN GARI KATLİAMININ 51. DURUŞMASINA KATILDI.

119 görüntülenme
01/08/2018
BARO BAŞKAN YARDIMCIMIZ AV. SABAHATTİN GÜMÜŞ ANKARA TREN GARI KATLİAMININ 51. DURUŞMASINA KATILDI.

Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi Tarafından yargılaması yapılan 10 Ekim 2015 Ankara Tren Garı katliamı davasına 31.07.2018  Salı günü Ankara Sincan Cezaevi kampüsünde bulunan 1 nolu duruşma salonunda yapılan 51. duruşmasına Baro Başkan Yardımcımız Av. Sabahattin GÜMÜŞ  katıldı.


Adana Barosu işlenen suçun katliam ve insanlık suçu olması, en temel hak olan yaşam hakkı ve vücut bütünlüğü hakkına aykırılık, ölen ve yaralananlar arasında avukatların bulunması nedeni ile doğrudan ve dolaylı zarar görmesi, aynı zamanda Avukatlık Kanunun 76. ve 95. maddelerinde yer alan "hukuk devletini, insan haklarını koruma, gözetme ve bu kavramlara işlerlik kazandırma görevi" dolayısı ile davaya katılmıştır.

Bir önceki celse savcılık tarafından sanıkların cezalandırılmasına yönelik esas hakkında mütalaasını beyan etmiş olması nedeniyle bu celse öncelikle katılanların, müşteki ve mağdurların esas hakkındaki mütalaaya karşı beyanları alınmıştır. Bu kapsamda katılan adana barosu adına söz alan Baro Başkan "Yardımcımız Av. Sabahattin GÜMÜŞ'  duruşmadaki  Konuşmasında  ;

Sayın Başkan Muhterem Mahkemenin Saygı Değer Üyeleri;Katılan Adana Baro Başkanlığını Temsilen söz almış bulunmaktayım. Barom adına muhterem heyetinizi saygı ile selamlıyorum, 10 Ekim Tren Garı Katliamında yaşamını yitiren tüm canlarımızı rahmetle anıyor, aziz hatırları önünde saygı ile eğiliyorum.

Biz 10 Ekimde kaybedilenlerin acılarını yakınen bilen bir baroyuz. Adana’da çok sayıda insanı toprağa verdik. Kamu görevlilerinin ihmallerinin nelere neden olduğunu benden önce söz alan değerli meslektaşlarım sizlere izah ettiler. Suruç’ta, Diyarbakır’da, Ankara’da olanlar bu ihmaller nedeni ile de gerçekleşti. Ben sizlere bir başka patlamada yaşanan ihmaller zincirinin vehametini anlatmak istiyorum. Reyhanlı katliamından bahsetmek istiyorum.

Reyhanlı katliamının iddianamesini hazırlayan Savcı Özcan Şişman şu an burada (Sincan Cezaevi ) cezaevinde tutuklu olarak bulunmaktadır. İddianamenin başlangıç kısmına bakıldığında aynen şöyle başladığını görürüz, 08.05.2013 tarihinde MİT’e  gelen bir ihbardan bahsediliyor. Bu ihbarda şüphelilerin isimleri ve hatta eylemde kullanılacak araçların plakalarına varıncaya kadar açık ve net bilgiler verilerek bu araçlara patlayıcı yüklenip, patlatılacağına dair açık ve net ifadeler yer almaktadır.İhbara rağmen dahası yapılan fiziki ve teknik takibe rağmen bu patlamanın gerçekleşip 53 insanımızın hayatını kaybetmesini anlamak dahası buna seyirci kalan kamu personelinin cezalandırılmamış olmasını kabullenmek mümkün değildir.mahkemede beyanda bulunan sanık; bomba yüklü olduğu iddia edilen aracı Antakya'dan Reyhanlıya götürdüğü sırada bir polis aracı tarafından sürekli takip edildiğimi hissettim diye ifade verdi.

Bizler sürekli çukurova otabanını kullanan avukatlarız. Tüm şehir giriş ve çıkışlarında kontrol noktaları olduğunu ve tüm araçların bu kontrol noktalarından geçmek zorunda olduğunu biliriz. Bunlar rutin kontrollerdir. Bomba yüklü aracın aranan şahıslarla beraber bu kontrol noktalarından durdurulmadan geçmiş olması hayret vericidir, escort aracın durdurulmasına rağmen canlı bomba eylemini yapacak teröristlerin içinde bulunduğu aracın hiç durdurulmaması hayret vericidir. Olay tarihinde Ankara girişinde hiç bir kontrol noktasının bulunmaması manidardır. Normalde mitinglerde çok sıkı aramalar yapılır. Miting ve Yürüyüş alanında girişlerden polisler tarafından üst ve çanta araması yapılır, sadece bu rutin arama yapılmış olsaydı o bombalar o alana giremezdi ve bu patlama gerçekleşemezdi.

2016 yılında 1 Mayıs Adana tertip komitesinde görev aldık. 1 Mayıs kutlamalarına 24 saat kala Gaziantep- Adana veya Mersinde 1 Mayıs alanında canlı bomba eylemi yapılacağına dair bir ihbar aldık. Biz bunun üzerine 1 Mayıs kutlamalarını Adana’da iptal ettik. Niye, o ihtimali yani insanlara zarar gelme ihtimalini  göze alamadığımız için İnsanımızın kılına dahi zarar gelmemesi için bütün hazırlıklarını tamamladığımız bir kutlamayı iptal ettik.

Bu patlamaların meydana gelmesinde ihmali bulunan Kamu görevlilerinin  yargılanmasından devlete zarar gelmez, aksine fayda gelir.Devlet, görevini yapmayan yada ihmal eden bu zararlı elamanlardan kendini kurtarmak zorundadır. Hukukun üstünlüğü ancak bu şekilde sağlanabilir.

Sözlerimi Amerikalı Hukukçu Wıllıam Watson 'ın meşhur sözüyle bitirmek istiyorum;

Bırakın adalet yerini bulsun, isterse kıyamet kopsun.  

Saygılar sunuyorum teşekkür ediyorum."

Davanın bugün yapılan duruşmasında da sanıklar ve müdafilerinin esas hakkındaki savunmaları alınmaktadır. Savunmaların alınmasının bu celse bitmesi halinde yarın yapılacak duruşmada mahkemece kararların açıklanması beklenmektedir.



OLAY HAKKINDA BİLGİ

10 Ekim'de DİSK, KESK, Türk Tabipleri Birliği, TMMOB, HDP ve pek çok sivil toplum örgütünün katılımıyla Barış Mitingi düzenlendi. 

Fakat yürüyüş başlamadan yürüyüş alanına kortej hâlinde ilerleyen grupların bulunduğu Tren Garı kavşağında, 3 saniye arayla 2 patlama gerçekleşti. Olayda, 103 kişi hayatını kaybederken, 238 insan da yaralanmıştı.

Diğer Haberler