BARODAN HABERLER

AYM, Sulh Ceza

931 görüntülenme
23/05/2015
AYM, Sulh Ceza
AYM, Sulh Ceza Hakimlikleri kararını açıkladıAnayasa Mahkemesi, Eskişehir 1. Sulh Ceza Hâkimi'nin Sulh Ceza Hakimliklerinin kaldırılmasını talebini geçtiğimiz aylarda reddetmişti. Anayasa Mahkemesi reddettiği o kararın gerekçesini bugün açıkladı.ESKİŞEHİR 1. SULH CEZA HAKİMİ BAŞVURMUŞTUGeçtiğimiz Haziran ayında sulh ceza mahkemeleri kaldırılarak, yerine sulh ceza hâkimlikleri kurulmuştu. Eskişehir 1. Sulh Ceza Hâkimi söz konusu hâkimliklerin kurulmasının ve bu hâkimliklere verilen yetkilerin Anayasa'ya aykırı olduğu gerekçesiyle Anayasa Mahkemesi'ne itiraz başvurusunda bulundu. Başvurunun ilk incelemesini yapan AYM, başvurunun şekil şartlarına uygun yapıldığını belirterek, esasa geçmişti. Başvuruyu esastan inceleyen Yüksek Mahkeme, iptali istenen maddelerin Anayasa'ya aykırı olmadığına karar vererek başvuruyu reddetmişti. Karar, 5'e karşı 11 oyla alındı.AYM KARARI OCAK AYINDA AÇIKLAMIŞTIAnayasa Mahkemesi 14.1.2015 tarihli toplantısında, 5235 sayılı Kanun'un sulh ceza hâkimliklerinin kuruluşunu düzenleyen 10. maddesine yönelik iptal istemini oybirliğiyle, 5271 sayılı Kanun'un anılan hâkimliklerin kararlarına karşı itiraz usulünü düzenleyen 268. maddesinin (3) numaralı fıkrasının (a) ve (b) bentlerine yönelik iptal istemini ise oyçokluğuyla reddetmişti.İŞTE AYM'NİN BUGÜN AÇIKLADIĞI GEREKÇELİ KARARIİtiraz Konusu Kural (1)5235 Sayılı Kanun'un 10. Maddesiİtiraz konusu kural, adli soruşturmalarda hâkim tarafından verilmesi gerekli kararları almak, işleri yapmak ve bunlara karşı yapılan itirazları incelemek amacıyla her il merkezi ile bölgelerin coğrafi durumları ve iş yoğunluğu göz önünde tutularak belirlenen ilçelerde Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun olumlu görüşü alınarak Adalet Bakanlığınca sulh ceza hâkimliklerinin kurulmasına ilişkindir.Başvuru GerekçesiBaşvuran Mahkeme, itiraz konusu kuralla tüm Türkiye'de yürütülen soruşturmaların akıbetinin sınırlı sayıdaki hâkimlikler vasıtasıyla siyasi iktidarın inisiyatifine bırakıldığını ve bu durumun, hukuk devleti ilkesi, hak arama hürriyeti, kişi güvenliği ve özgürlüğü ile yargı bağımsızlığı ve doğal hâkim ilkelerini ihlal ettiğini ileri sürmüştür.Mahkemenin DeğerlendirmesiAnayasa Mahkemesi, Anayasa'nın 142. maddesi uyarınca mahkemelerin kuruluşu, yapısı, görev ve yetkileri ile işleyiş ve yargılama usullerinin belirlenmesinin kanun koyucunun takdir yetkisi kapsamında olduğunu vurguladıktan sonra, kuralın gerekçesi ve objektif mahiyetini göz önünde bulundurarak sulh ceza hâkimliklerinin, soruşturma aşamasında hâkim tarafından verilmesi gereken kararların, bu konularda uzmanlaşmış hâkimlerce verilmesi amacıyla kurulduğunu tespit etmiştir.Uygulamada davaların asıl iş, soruşturma aşamasında verilmesi gereken kararların ise tâli iş olarak görüldüğünü, soruşturma aşamasındaki işlere yeterince eğilememe nedeniyle önemli hak ihlallerinin ortaya çıktığını belirten Mahkeme, ayrıca isnat edilen suç ve şüpheli hakkında görüş açıklayan hâkimlerin daha sonra davanın esasına katılmasının Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) tarafından da eleştirildiğini ifade etmiştir.Anayasa Mahkemesi, 2012 yılında tüm bu sorunları aşmak üzere bu ihlallerin en ağır şekilde yaşandığı 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 250. maddesi uyarınca görevli mahkemelerin (özel yetkili mahkemelerin) görev alanına giren işler yönünden uygulamada "özgürlük hâkimliği" olarak adlandırılan hâkimlikler oluşturulduğunu ve bu hâkimlerin özel yetkili mahkemelerin görev alanına giren konulara ilişkin olarak soruşturma
Diğer Haberler