BARODAN HABERLER

Avukat Çıtırık, genel kurula hitap etti

782 görüntülenme
16/05/2015
Avukat Çıtırık, genel kurula hitap etti
Adana Baro Başkanımız Av. Mengücek Gazi Çıtırık, genel kurulda delegeleri şair Ahmed Arif'in "Görüşmecim yeşil soğan göndermiş.Karanfil kokuyor cıgaram. Dağlarına bahar gelmiş memleketimin" dizeleriyle selamlayarak konuşmasına başladı. Av. Çıtırık, yargının ve mesleki sorunlar ile TBB'nin uygulamalarına yönelik açılımlar getirdiği konuşmasında zaman zaman büyük alkış aldı..Av. Çıtırık, ayrıca mesleki dayanışma ve aidiyet vugusunda da bulundu. Av. Çıtırık şunları söyledi: "Dağlarına bahar gelmiş memletimin, bu güzel Van ilimizde genel kurulumuzu gerçekleştiriyoruz. Konukseverlikleri için Van Barosu'na en içten sevgi ve saygılarımı sunuyorum. Değerli Birlik başkanım, baro başkanlarım, değerli meslektaşlarım. Hepinizi şahsım ve Çukurova'nın incisi Adana adına en içten sevgi ve saygılarımla selamlıyorum..Bu bir Mali Genel Kurul , elbette ki, açıklık, şeffaflık, denetlenebilirlik ve hesap verilebilirlik üzerinden yürümelidir. Ben, Adana Barosu ve 79 baro bütçesini bir beytülmal olarak savunan zihniyetinin insanıyım. Bizlere görev süremiz içerisinde teslim edilmiş olan; eğer bir usulsüzlük yoksa, görevi kötüye kullanma yoksa elbette harcamaların yerinde, zamanında etkin kullanılması gerekmektedir. Ama ben hiçbir baro başkanının ve barolar birliği yönetiminin lekelenme hakkına gölge düşürmek suretiyle, iddialar üzerinden konuşma yapılmasını beğenmemekteyim. Çünkü, TBB ve baroların bütçesi beytülmaldır. " yaşayıp yaşatmak işimiz bizim. Haram lokma kesmez dişimiz. Her yerde bulunmaz eşimiz" diyen bir anlayıştan buralara gelmekteyiz. Biz Türkiye'de kimlerin haramzade olduğunu bilmekteyiz. Hangi şehzedalerin haramzadeye dönüştüğünü de bilmekteyiz. Bu itibarla ; elbette genel kurullarda eleştiri mekanizmaları işletilmelidir. Ergenekon duruşmalarında İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi savunma yapmak isteyen meslektaşlarımıza 30 dakika tutuksuz yargılanlara 15 dakika gibi' süreli adalete' indirgenmişse elbette ki bu kongrelerde konuşma sürelerinin indirgenmesi de adil ve doğru değil. Değerli arkadaşlar; 2013 Mayıs ayında sayın Feyzioğlu'na gönül rahatlığıyla kabul oyu verdik. O yönetim ayağının tozuyla Gezi olaylarında yurttaşın protesto hakkına karşı ciddi bir duruş sergilemiştir. TBB o günden bu yana anlayış ve izlediği siyasetle politize mi olmuştur?, yoksa görevini mi yapmıştır? Türkiye' de tuz kokmuştur. Avukatların , savcıların, yargıçların tutuklandığı süreçte olağanüstü dönemlere özgü bir şekilde masumiyet karinesinin, lekelenmeme hakkının, adil yargılanma ilkesinin ihlal edildiği ve yargının rejimi dönüştürmenin, iktidar mücadelesinin aracı geldiği, muhalifleri sindirmenin aracı haline geldiği bir dönemde baro başkanları ve Türkiye Barolar Birliği Başkanı konuşmayacak da kim konuşacak.?. kim.?.." MESLEKİ DAYANIŞMA VURGUSU Av. Çıtırık, mesleki aidiyet ve dayanışmanın sergilenmesi gerektiğine vurgu yaptığı konuşmasına şöyle devam etti: "Elbette ki TBB ve Yönetim Kurulu üyelerinin eleştirilecek yönleri vardır. Ama artıları daha fazla.. 1970 yıllara avukatların emekliliği yoktu .. üstatlar ve eski birlik başkanımız, eski bakanımız aramızda..mesleki aidiyet ve dayanışmanın sergilenmesi gerekir. Birey yurttaşa karşı nasıl sosyal devlet anlayışını öne çıkarıyorsak, en bu sosyal devlet anlayışın gereği yapılan sağlık, munzam emekliliğin hepsi doğrudur. TBB ve baroların her zamankinden daha çok birlik beraberliğe ihtiyaç vardır." TOPLUMSAL HUZUR VE BARIŞA İHTİYAÇ VAR Toplumsal huzur ve iç barışın önemine de değinen Adana Barosu Başkanı Av. Çıtırık, "Türkiye'de kurumların içi boşaltılarak, 'kaçak saray' ın sakinin Türk usulü başkancı modele geçişine az bir süre az kalmıştır. 7 Haziran seçimlerinde bugüne kadar artık hukuk güvencesi ortadan kalkmış elbetteki sandık güvenliği ve seçim hukuku önem kazanmıştır. Ama hangi seçimdir ? seçen kimdir? seçilenler kimlerdir ? Yurttaş; acaba bu seçim süreçlerinde bulunmuş, katılımcı demokrasi nerde ne şekilde işletilmiştir? Yoksa siyasi partilerin genel başkanlarının iki dudağı arasında siyasi ikballerini arayan siyasetçilerin meşruiyet sorunlarını da aslında tartışmak gerekir. Ben yapılmakta olan genel kurulun mesleğimize hayırlı olmasını diliyorum. Türrkiye'de eğer bu sorunlar aşacaksak birbirimizi, yiyerek değil farklılıkları koruyarak, farklılıklara tahammül ederek , ama yine birbirimizin sırtına basarak bir yerlere gelebiliriz. Ben bu anlamda TBB'nin 2 yıllık süreç içerisindeki çalışma raporu ve denetleme raporuna anamın ak sütü gibi 'evet' diyorum" AKŞAM YEMEĞİ Genel Kurulun ardından verilen akşam yemeğinde biraraya gelindi.
Diğer Haberler