BARODAN HABERLER

Av. Çıtırık; tüm kadınlarımızın gününü kutladı

779 görüntülenme
08/03/2013
 Av. Çıtırık; tüm kadınlarımızın gününü kutladı
8 Mart Dünya Kadınlar Günü etkinlikleri kapsamında; moderatörlüğünü Av. Türkan Eşli'nin yaptığı "Türkiye'de Kadın Olmak ve Toplumsal Cinsiyet" konulu konferans Prof. Dr. Songül Sallan Gül (Süleyman Demirel Üniversitesi Uygulamalı Sosyoloji Anabilim Dalı Öğretim Görevlisi) ve Doç. Dr. Firdevs Gümüşoğlu'nun (Mimar Sinan Üniversitesi Kurumlar Sosyolojisi Anabilim Dalı Başkan Yardımcısı), etkin ve verimli sunumlarıyla Seyhan Oteli'nde gerçekleştirildi. Açılış konuşmasını yapan Baro Başkanımız Av. Mengücek Gazi Çıtırık, "Toplumsal cinsiyet; kadın ve erkekler için toplum tarafından uygun görülen ve sosyal olarak inşa edilen roller, davranışları, eylemleri ve nitelikleri ifade eder. Dinamiktir, içeriği zamana göre değişir. Türkiye yeni bir Anayasa yapım sürecinden geçmektedir, bu süreçte Anayasa'nın dili önem taşımaktadır. Anayasanın dilinin toplumsal cinsiyet eşitliğinin tam olarak sağlanmasına yönelik taahhüt içermesi gerekir. Eşitliğin pozitif önlemlerle siyasi katılımın sağlanması ile ayrımcılığın önlenmesi çalışma ve aile hayatına dair düzenlemeler toplumsal cinsiyet farkındalığını benimseyecektir. CEDAW BM (Kadınlara Karşı Her türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesi) göre sözleşmeye taraf devletlere, toplumsal cinsiyet eşitsizliğini önlemekle yükümlü olduğu düzenlenmiştir. Yine BM CEDAW komitesinin 19 nolu genel tavsiye kararında; " Kadınların temel insan hak ve özgürlüklerinden yararlanmasını etkisizleştiren ya da ihlal eden cinsiyete dayalı şiddetin İnsan Hakları Evrensel Sözleşmesi 1. Maddesi anlamında ayrımcılık olduğu belirtilmiştir. Ayrıca, BM Kadına Yönelik Şiddettin Ortadan Kaldırılması Bildirgesi kadına yönelik şiddeti tanımlamıştır. Buna göre; ister kamusal ister özel alanda, kadınlara fiziksel, cinsel-psikolojik acı-ıstırap veren ya da verebilecek olan cinsiyete dayalı eylem uygulama, tehdit etme, zorlama, keyfi olarak özgürlüklerden yoksun bırakılma şiddet olarak kabul edilmektedir. 8 Mart 1857 New York Dokuma işçilerinin çalışma koşullarının iyileştirilmesi, alınan ücretin insani boyuta gelebilmesi adına başlattıkları grev, diğer fabrikalara sirayet etmemesi için işverenler ve polis tarafından sert müdahalelerle bastırılmış ve çıkan yangın sonucunda fabrikaya ve barikatlara sıkışıp kalan yüzlerce kadının öldürülmesi ve bugünün anısına ilan edilen Dünya Kadınlar Günü özelinde tüm kadınlarımızın bu anlamlı gününü kutluyorum. Kadına yönelik şiddetin ve ayrımcılığın son bulduğu, kadının tüketim toplumunun bir sömürü aracı olmasından kurtarıldığı, yok sayılmadığı, ötelenmediği günleri görebilmek dileğiyle, sevgi ve saygılarımı sunuyorum." Kadın Hakları Komisyonu Koordinatörü Av. Ümit Büyükdağ Özdemir de, sunum öncesi yaptığı konuşmada: "Kadınlar sizin gözlerinizde öylesine küçümsenen varlıklardır ki, onların dilekleri ya da yakınmaları hiçbir biçimde dikkate alınmaya değmez. Bizim bütün gücümüzle savunduğumuz barış ve gönencimiz, hergün "gelişigüzel bir biçimde zor kullanarak" ayaklar altına alındığında, amacınızı algılayamayacak kadar duygudan yoksun akılsız ve alık olduğumuzu düşünüyorsunuz? Ne yapmamızı istiyorsunuz her şeye katlanıp, sessizce evlerimizde mi kalalım?" Bu metin 1647 yılında İngiltere'de yazılan bir dilekçeden alıntıdır. Aradan geçen 366 yılda pek de bir şey değişmemiş. Hala, susup sessizce evlerimizde kalmamız isteniyor. Bizler, biz kadınlar eğitim hakkımız için mücadele ettik, mücadele ediyoruz. Üretimde yer alabilmek için mücadele ettik, bizi ucuz iş gücü olarak gören sisteme ve onun destekçilerine karşı savaştık. Sokakların bizim de olması için bağırdık. Biz kadınlar birilerinin karısı, birilerinin kızı, kız kardeşi ya da annesi değiliz. Biz toplumda eşit haklara sahip bireyleriz. Bunun için mücadele ettik, ediyoruz. Bu uğurda bedeller ödendi, ödeniyor. Görünmezdik görünür olduk hala savaşıyoruz. Tek amacımız birey olarak kabul edilmemiz, varlığımızın ön koşuyu bir aile içerisinde yer almamız değildir. Bugün birey olmanın ön koşulu ve kadın hareketinin hedefi toplumsal cinsiyet eşitliği üzerine konuşacağız. Bize dayatılan rollerin nasıl ince ince işlendiğini göreceğiz" dedi. Konferansın ardından katılımcılara teşekkür plaketi takdim edildi.
Diğer Haberler