BARODAN HABERLER

AV. ÇITIRIK'IN, 2014-2015 STAJ EĞİTİM DÖNEMİ AÇILIŞ KONUŞMASI

785 görüntülenme
13/11/2014
AV. ÇITIRIK'IN, 2014-2015 STAJ EĞİTİM DÖNEMİ AÇILIŞ KONUŞMASI
Savunma mesleğine hizmet etmek üzere aramıza gelen değerli Stajyer Avukat Meslektaşlarım, 2014-2015 Yılı Adana Barosu Staj Eğitimi Açılış Programında Sizlerle beraber olmanın mutluluğu içerisindeyim. 28. Dönem Adana Barosu Genel kurul ve diğer etkinlikler nedeniyle sizlerle tanışmamız bugüne kaldı. Bu gecikmeden dolayı sizlerden özür dileriz. 1 yıllık staj döneminizin dolu dolu geçmesi yönünde ciddi çalışmalar yapıldı. Sizlerin hukuk fakültelerinde almış olduğunuz teorik bilgileri yaşama geçirebileceğiniz uygulamalar ve pratik ağırlıklı eğitim çalışmaları olacaktır. Ayrıca, meslek hayatınızda herhangi bir leke almaksızın yolunuza devam edeceginize inancım tamdir. Bu dönemde Avukatlık ve meslek kuralları ağırlıklı çalışmalar da yürüteceğiz. Değerli arkadaşlar, mesleğimizin sorunları her geçen gün artmaktadır. Bu sorunların en başında artan hukuk fakültesi sayısıdır. Bu noktada bizim için asıl önemli olan sizlerin hangi fakülteden mezun olduğunuz değil, hukukçu nosyonunuz ve ettiğiniz yemine sadık kalıp kalmadığınızdır. Hukuk fakültelerinde yeknesaklığın sağlanamamış olması bir dönemin stajyer avukatlarısınız. Hukuk fakültelerinde eğitim içeriğinin zenginleştirilememesi, her yere hukuk fakülteleri açılırken sessiz kalınması, avukatlık yasasında sınavın kaldırılması anayasa mahkemesinin iptalinden 5.5 yıl geçmesine rağmen halen yasal bir düzenlemenin yapılmamasının suçlusu asla sizler değilsiniz. Bugün meslek etiği ciddi bir erozyona uğramıştır. Meslek kurallarının canlılıkla yaşatılması ve ettiğiniz yemine sadık kalmanız bizim için öncelikli olacaktır. Elbette, bu bir yıl süresi içerinde sadece eğitim, seminer ve çalışmalar olmayacaktır. Kişisel gelişimlerinizi sağlayabilmek baromuzun hedefleri arasındadır. Birlikte gezi ve eğlence programları da düzenleyeceğiz. Tabi Avukatlık mesleğinin malzemesi insan olduğuna göre sosyal alanda da gelişimlere önem vereceğiz. Değerli meslektaşlarım, Paris eski baro başkanlarından, ünlü hukukçu Fernand Payen: İnsanlar arasındaki uyuşmazlıkların yumrukla çözümlenemediği günden beri avukatlık vardır" Tüm canlılarda doğuştan var olan, içgüdüsel bir davranış biçimidir savunma. Yaşamın ve insanlığın gelişim sürecinde savunma önce doğaya karşı, zamanla diğer insanlara ve devlete karşı süre gelmiştir. Hukukun kişilere tanıdığı koruduğu yetki, ceza yargılaması içinde savunma hakkı terimiyle, isnadın kamusallığından ötürü doğal olarak sadece sanığın savunma hakkı akla gelmektedir. Bir kişiyi, durumu, düşünceyi ya da tutumu haklı göstermeyi amaçlayan çabaya savunma denilmektedir. Hak arama, insan tabiatının duraksamadan ve kendiliğinden her ilişkide ortaya koyduğu dinamik bir eylemdir. İnsanoğlu yapısında var olan bu içgüdüsel davranışa, aklını da ekleyerek değiştirmiş-geliştirmiştir. Devlet kavramının ortaya çıkması ile devletin, keyfi-sınırsız yetki kullanımı ile kötüye kullanması sebebiyle yurttaşın hak arama ve adalete erişimiyle, bireyin hak ve özgürlüklerin, korunup güvence altına alınacağı sosyal hukuk devleti ve kuvvetler ayrılığı ilkelerinin yaşama geçirilmesidir. Hak arama kavramı da uygarlığın ilerlemesiyle birlikte gelişen bir kavramdır. İnsan haklarının gelişimindeki temel belgelerle doğal hukukun etkisi görülmüş, insanın siyasal konumundan bağımsız olarak ırk, cinsiyet, dil, din ve kanaati ne olursa olsun, her yerde özdeştir ve bütün insanlar aynı onur temelinde eziktirler. Bireyin vazgeçilmez, devredilmez, dokunulmaz temel hak ve özgürlüklerin kabulü son derece önemli aşamadır. İnsan Hakları Evrensel Beyannamesinin 10. Maddesi "Herkesin, yasaların uygulanmasında, bağımsız mahkemelerde yargılanmak hakkına sahip olduğunu" Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. Maddesi adil yargılama hakkını düzenlemiştir. Temel hak ve özgürlüklere dair belgeler , devletlere , bireylere tanınan bu hak ve özgürlüklerin korunması yönünden pozitif yükümlükler getirmiştir. UTA (Uluslar arası Barolar Birliği) 02.08.1991'de Meksika'nın Marelia kentinde kabul ettiği "Herkes için hak arama özgürlüğüne ilişkin uluslar arası Şart" uyarınca ; savunmanın koşulsuz hak arama özgürlüğünün ayrılmaz parçası olduğu, insan haklarına dahil edilmesi gerektiği, onsuz gerçek bir insan onurundan söz edilemeyeceğini, bu hakkın , insan dışında hiçbir şeyi dikkate almaksızın her birey için güvence alınması gerektiğini, bu hakkın her devlete , her bireyi, anayasa ve ulusal yasalar kadar uluslararası antlaşmalar gereği sahip olduğu haklar ve bu hakları kullanma yolları konusunda bilgilendirme yükümlülüğü doğurduğunu, hiçbir nedenle , bir temel hak olan , davacı ya da davalı , mağdur ya da sanık , her bireyin avukata danışma , avukat bulundurma ve avukat tarafından savunulma hakkının ihlal edilemeyeceğini, avukat seçiminin her hal ve koşulda özgürce yapılması gerektiği savunma; hak arama özgürlüğünün doğal sonucudur., savunma hakkı, hak arama özgürlüğünün somutlaşmasıdır. Savunmanın varlığı bir hukuk düzenine bağlı olduğu kadar , özgürlükler düzenine de bağlıdır. Bir ülkenin demokratik ya da otoriter yapıda olup olmadığı savunma hakkının sınırlarıyla saptanmaktadır. Hak arama ; temel hak ve özgürlükler arasında kişi hakları ve ödevleri başlığında düzenlenmiş, Anayasanın 36. Madde; hak arama hürriyeti başlığında - herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercilerinin de davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile yargılanma hakkına sahiptir. Bu duygu düşüncelerle, 2014-2015 eğitim döneminin 4 bin yıllık geçmişi olan Avukatlık gibi ulvi bir makama hizmet etmek için aramızda bulunan siz değerli meslektaşlarıma şahsım ve yönetim kurulu üyeleri adına en içten sevgi ve saygılarımı sunarım.
Diğer Haberler