BARODAN HABERLER

ADANA BAROSU STAJ EĞİTİM DÖNEMİ TÖRENLE BAŞLADI

814 görüntülenme
08/10/2013
ADANA BAROSU STAJ EĞİTİM DÖNEMİ TÖRENLE BAŞLADI
Adana Barosu Staj Eğitim Merkezi 2013-2014 Eğitim Dönemi 8 Ekim 2013 Salı günü saat 15:00'da yenilenen yüzüyle Hukukçular Derneği Konferans Salonunda yapılan törenle başladı. Açılışta konuşan Adana Baro Başkanı Av. Mengücek Gazi Çıtırık, avukatlık mesleğinin tarihçesini ve ülkemizde yaşanan mesleki sorunları ve çözümlerini aktardı. Av. Çıtırık, konuşmasını şöyle sürdürdü: "3000 yıllık geçmişi olan mesleği icra ediyoruz. Tarihte ilk bilinen baro Atina'da kuruldu. Hür erkek kişiler avukatlık yapabilirlerdi. Dönemin ünlü hukukçuları memleketine karşı çeşitli suç işleyenleri, anne-babaya karşı saygısızlık yapanlar bu mesleği alınmazlardı. Atina'ya geldiğinizde, Sokrates'ten bahsetmemek olmaz. Atina'yı yönetici iktidar, 'Atina'nın Tanrılara inanmadığı ve gençleri yoldan çıkardığı' iddiasıyla meşhur; Beşyüzler Meclisi'nde Sokrates'i yargılarlar. "En iyi bildiğim şey, hiçbir şey bilmediğimi bilmektir", "Balık için su ne ise, savunma için de özgürlük odur" şeklinde tarihe geçen ve bugün kopuş savunması olarak adlandırılan ve savunmada ciddi şekilde düzeni, gücü, iktidar sahiplerini kendilerini yargılayanları suçlayan meşhur savunması vardır. Savunmasının sonunda mahkûm olacağını bilen Sokrates, savunmasını tarihe geçen şu sözlerle bitirmiştir. "Atinalılar, eğer benim çocuklarım büyüdükleri zaman, erdemden çok zenginliğe, ya da başka şeylere düşkünlük gösterecek olurlarsa, onların karşısına ben sizin karşınıza nasıl dikiliyorsam, sizler de onların karşısına dikilip uyarınızı yapın" 221'e 280 yapılan oylamayla baldıran içmek suretiyle Sokrates'in yaşamı son bulmuştur. Ama, bilinen tarihin ilk köklü savunması içerisinde akla bu gelir. Roma'ya geldiğimizde, avukata; "üstün, ayrıcalıklı, güzel konuşan" anlamına gelen Advo Catus deniyor. Avukatların müvekkilerine yapmış olduğu yardımlardan ücret almadıkları, alanların da kınandıkları dönemdir. Roma'nın tanınmış avukatlarından ve şairlerinden Ovidus, "Güzel kadınların güzelliklerini satmaları ne kadar gayriahlaki durum ise avukatların da yardımını satması da o kadar utanç vericidir." Sürece baktığımızda Fransa'nın da önemli bir yeri vardır. Bu ülkeden iki örnek vermek istiyorum; Fransız Milli Emniyeti araştırma sonunda, Alman Büyükelçiliği'nden çalınan bazı imzasız ve tarihsiz bir belgeler ele geçirir. Bu belgeler Fransız ordusuna ait bir kısım askeri sırlar içerir. Yapılan soruşturma sonucu şüpheler Yahudi asıllı Yüzbaşı Alfred Dreyfus gözaltına alınır. Dreyfus yedi yargıçtan oluşan Askeri Mahkeme'de Almanlara casusluk ettiği iddiası ile yargılanır. Yargılama sırasında Fransız Genel Kurmayı mahkemeye (GİZLİLİK KAYDI TAŞIYAN BİR BELGE) gönderir. Bu gizli belge sanık ve savunmadan gizlenerek rütbenin geri alınmasına ve ömür boyu hapse hüküm verilir. İşte aydın olabilmenin getirdiği sorumlulukla ünlü şair ve yazar Emil Zola ortaya çıkar. Zola, bir makalesinde; "Utanıyorum, suskunluktan. Siz gizlilik kaydı taşıyan belgeyle sadece o kişiyi değil. O kişinin ailesine, eşine, çocuklarına da bir kara leke, bir şerefsizlik sürmektesiniz. Gizlilik kaydıyla bu işi yaptığınızı söylüyorsunuz ama adalet duygusunun yerleşmediği yerde vatan olsa ne olur, olmasa ne olur?" diye bir itirazı olur. Yeniden yargılama sonunda Dreyfus beraat eder. Ve itibarı kendisine geri iade olunur. Avukatların gizlilik belgesiyle belgeleri göremedikleri dönemin böylelikle kapandığı, o belgelere de ulaşıldığı önemli bir yargılamadır. Bize gelindiğinde, Türkiye'nin yetiştirdiği ve İstanbul Barosu'na kayıtlı merhum Avukat Ali Haydar Özkent, Avukatın Kitabı Adlı eserinde avukatlık mesleğinin tarihsel gelişimini anlatır. Mesleğimiz Tanzimat'tan evvel arzuhalci (Müzevir) , (Ayak kavafı) olarak adlandırılırdı. Yazılı işler bu kişiler üzerinden yürürdü. 17. Yüzyılda Tanzimat ve Islahat fermanı ile birlikte Osmanlı mevzuatındaki yasal değişiklikler ve Mecellen kavramının da girmesiyle 1876 tarihli dava vekilliği nizamnamesi avukatlık mesleğini düzenleyen ilk metindir. Türk avukatlık mesleğini düzenleyen ilk ciddi yasa 17 maddeden oluşan 20 Nisan 1924 tarihli Muhamat Kanunu'dur. Avukat ve Baro kavramının anıldığı Muhammet yani koruyucu anlamına gelen yasa 1925'le birlikte Avukatlık Yasasına dönüşmüş, 1969 bir üst yapı organı TBB oluşturulmuştur. 2001 yılında 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nda yapılan değişiklik ile mesleğimiz önemli kazanımlar elde etmiştir" Av. Çıtırık, Avukatlık mesleğinin ülkenin ve mesleğin sorunlarına duyarlı olunması gereken bir meslek olduğunu söyledi. "AVUKATLIK MESLEĞİ GÜVEN VE İTİBAR KURUMUDUR" Daha sonra şöyle devam etti: "Avukatlık mesleği güven ve itibar kurumudur. Elbette para kazanılacak. Ama alacağınız bir leke ile meslek yeminine aykırı olursanız, bu durum sizden sonra gelecek nesle olumsuz yansıyacak bir unsurdur. Genç meslektaşlarımıza, Avukatlık Hukuku ve Meslek Kurallarına bağlı mesleklerine icra etmelerini istiyoruz. Bu meslek ahlâk işidir. Hem eğitim, hem de disiplin kurullarımızla meslektaşlarımızın görevlerini yürütürken layıkıyla yapmalısınız" "BİZLER YOL GÖSTERİCİYİZ" Staj döneminin önemine değinen Av. Çıtırık, devamla; "Adana Barosu, staj eğitiminde kalıcı, kurumsal ve gelişime açık bir anlayışı kendisine ilke edinmiştir. Adana Barosu, her türlü kurum ve kuruluşla işbirliği içerisinde mesleğin çıtasının yükseltmesi, mesleki sorunların çözümlenmesi, stajyerlerin ve meslektaşlarının daha iyi yetişmesi ve kendisini daha iyi ifade edebilmesi yönünde çalışmalar yapmaktadır. Sizlerden isteğimiz; biz dershane gibi gibiyiz, yol gösteririz. Eğitimleri takip edip faydalanıp, faydalanmamak size kalıyor. Artık, nitelikli toplumun yarışı içerisindesiniz. Bugün, ingilizcenin yanına ikinci, üçüncü dil istenmektedir. Bir yandan teknolojik gelişim devam ediyor. Diğer yandan aslında sorun çözen mantığıyla hareket edilen ancak yasa yapma tekniğine aykırı, kendisi sorun olan paket, torba yasa, gece yarısı yasalarını takip etmekte biz hukukçular zorlanıyoruz. Sizlerin, nitelikli, ülkesinin ve mesleğinin sorunlarına duyarlı, duruşu ve tavrı olan nitelikli insanların yetişmesine katkı sunmak için çabalıyoruz. Avukatlık mesleğini sadece dava takibi yaparım diye de değerlendirebilirsiniz, bu da size kalmıştır. Alanında yetkin, hakim, savcı ve TBB Meslekiçi Eğitim programlarını da hazırlamış bulunmaktayız. Sinema, tiyatro gibi etkinlikleri de sizlerle birlikte izleyeceğiz. Mesleğin onurunu korumak bizim için öncelikli görevdir. Bunu da sizlerle birlikte yapacağız. Emeği geçen tüm meslektaşlarıma ve stajyerlerimize teşekkürlerimi sunuyorum." KAYA: "STAJ DÖNEMİ BALAYI DEĞİL, ÇALIŞILACAK DÖNEMDİR" Toplantının konuk konuşmacısı Adalet Komisyonu Başkanı Mehmet Kaya, Adana Barosu tarafından yoğun eğitim verildiğini belirterek, "Lütfen, bu staj dönemini balayı olarak değil, çalışılacak dönem olarak görün. Ruhsat alınca, duruşma salonunda nerede duracağını bilemeyenler olabiliyor. Hem mahkeme, hem avukat yanında çalışırken, bazı şeyleri angarya görmeyin. Adana Barosu bu eğitimlerini tekrarlayacaktır. Pratik, teori, usul ve kaideler konusundaki eğitimlere katılmanız sizlerin faydanızadır. Adliye kısmında, gittiğiniz yerlerde, sıkıntılarınız olursa, takıldığınız konularda benim kapım sizlere açık. Hepinize bu staj döneminin hayırlı uğurlu olmasını diliyorum" dedi. Stajyer Avukat Veysel Demir de, "Konuşmam tüm stajyer avukat arkadaşlarımızın görüşüdür. Sorunlarımız var ama bunların üstesinden gelmekte bize düşüyor. En önemlisi adliye personeli ile ilişkilerimizin karşılıklı sevgi ve saygıya dayansın istiyoruz. Bu konudan dolayı hepimiz mustaribiz. Daha donanımlı bir adliye, ücret politikaları gibi... benzer sorunlar ve sancılar çoğaltılabilir. TBB Başkanımızın sorunlarımızın çözümünde dile getirdikleri bizlere umut vermiştir. Bir kota uygulaması önerileri tartışılmaktadır. Hukuk fakültelerinin ardından staja ve mesleğe kabul olmak üzere iki aşamalı sınav tartışılmaktadır. Barolar kota belirlesin isteniyor. Ama en makul olanı ÖSYM ve TBB'nin ortak sınavı olmalıdır. Biz her zaman tükenmeyecek heyecanımızla adaletin tecellisi için çabalayacağız. Birbirimize desteğimizle birlikte, aramızdaki dostlukların uzun sürmesi temennimizdir. Hukuk ve demokrasi mücadelesinde verilecek her göreve hazırız. Baro Başkanımız Sayın Av. Mengücek Gazi Çıtırık'a, Koordinatörümüz Sayın Av. Murat Loğoğlu'na ve bize bu fırsatı tanıyan Staj Eğitim Merkezi Başkanı Sayın Av. Oya Tekin'e teşekkürlerimizi sunuyorum" şeklinde konuştu. Adana Barosu Başkan Yardımcısı Av. Murat Loğoğlu, Baro Genel Sekreteri Av. Veli Küçük, Baro Saymanı Av. Ümit Büyükdağ Özdemir, Yönetim Kurulu Üyeleri Av. Osman Olcay, Av. Özge İşisağ Şaşmaz, Av. A. Faruk Ulaş, Staj Eğitim Merkezi Başkanı Av. Oya Tekin de katıldığı açılış stajyer avukatlar için düzenlenen program pasta kesimi ile devam etti. Yeni dönemin ilk eğitimi olan Staj uygulamasını Staj Eğitim Merkezi Başkanı Av. Oya Tekin ile Av. Özlem Aykut Köse verdi.
Diğer Haberler